Bolu Havadis

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
Flash Haber
Kategori :
Haberin Tarihi :   12 Kasım 2017 - 21:20

KIBRIS BİZİ SEVER Mİ? - 2-

Büyüt
Küçült
KIBRIS BİZİ SEVER Mİ? -

Kıbrıs Türk’ünün ödeyemediği diyet!

 

Güzin Pehlivanoğulları.

Kıbrıs savaşında 17 yaşında genç bir kızmış.

Babası Hasan gibi korku nedir bilmeyen bir Türk.

Rumların Kilise adı altında ki cephanelik ve makinalı yuvasından,

Evleri ‘’kırmızı-Beyaz’’ boyalı olduğu için sıkça açtıkları ateşlerde kurşunların,

Yanlarından, başlarının üzerinden vızır vızır geçtiğini anlatıyor.

Hatta bir keresinde öylesine yoğun bir ateş altında kalmış ki sığınak diye tabir edilen yere kendini uçarak atınca babası feryat halinde ‘’Güzin’i vurdular’’ diye haykırmış.

Babasının feryat ettiğini görünce kalkmış yerden; ‘ne vurulması baba sapasağlamım’ diye bağırmış.

Güzin Pehlivanoğulları Kıbrıs Türk’ünün çilekeş insanın somut bir örneği.

Savaş zamanı Mehmet Pehlivanoğulları’yla evlenmiş.

Köylerini, topraklarını terk edip canlarını kurtarmak için Kuzey Kıbrıs’a kaçmak zorunda kaldıkları için çok büyük sıkıntılar yaşamışlar.

İş yok, ekecek toprak yok, hazırda yiyecek yok, üzerlerine giyecekleri yok.

Rumların terk ettikleri evlerine girdik diyor.

Onların elbiselerini yıkayıp giydik, bıraktıkları erzaklarını yedik hayata tutunduk diyor.

1975 yılında Türkiye’den göçmenler geldi. Türkiyeli komşularımız oldu.

Kimi Trabzonlu,

Kimi Adanalı.

Onların gelişiyle de bizlere adaletsizlik ve hakaretler başladı diyor.

Savaşta tek kurşun atmamış, tek bir can feda etmemiş, Rum zulmünü görmemiş bu insanlara hemen en verimli topraklar tahsis edildi. Evler verildi. Aylarca evlerine yemekler verildi.

Bizler Kıbrıslı Türkler ise yemek için yakıcı tarlalarda ırgat olarak çalışmak ve akşam da eve yorgun argın gelip kazandığımızla karnımızı doyurmak zorundaydık diyor.

Türkiye’den gelenler en küçük bir olayda hemen ‘Türk Tugayına şikâyette bulunuyor’ bizlere hasım gibi davranıyorlardı diyor.

Bizlere dinsiz, ahlaksız ve milliyetsiz muamelesi yapıyorlardı.

Özellikle kadınlar hemen hemen her konuşmalarında ‘bizler gelmeseydik Rumlar size hala tecavüz edeceklerdi’ diye hakaret ediyorlardı.

Maalesef bu  ‘biz gelmeseydik Rum sizi hala s…yordu’ ifadesi tüm iğrençliğiyle devam ediyor.

Ömer Seyfettin’in ‘Diyet’ indeki Demirci Ali’yi mert olarak çok seven.

Hacı Kasap’ı namert olarak hiç sevmeyen bir milletin soydaşlarına bu kadar ağır bir ‘Diyet’ ödetmeye hakkın varımdır?

Güzün hanımın 1975 yılında bir oğlu olur. Adını babasının adı olan ‘Hasan’ koyar.

Türk göçmenlerden bir kadın; ‘Bu çocuğun adını niçin Hasan koydun der.’

Babamın adı. Niçin koymayayım?

Ama bu isim Türk ismi!

Be kadın biz neyik? diye bağırır Güzin hanım.

Ama bu ‘Müslüman adı’ diye  üsteler kadın cahilce.

Güzün hanım öfkeyle ‘be kadın elhamdülillah hem Türk’üm hem Müslümanım’ der. Hem de sizin gibi sahtekarından değil, dosdoğruyum der.

‘Suyu Arayan Adam’ adlı romanında Şevket Süreyya Aydemir; Anadolu insanının gerçeğini yazarken ‘Allah kimdir? sorusuna ‘Jandarma’dır, Çavuştur, Peygamberdir, muhtardır. Cevabı veren o günkü insan bilincinden 1975 yılında Kıbrıs Türk’üne sen hasan ismi Türk ismidir niçin koydun sorusunu soranın farkı varımdır?

Haftaya  Devam burada hikaye çok.

 

 



Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
Etiketler :
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
DİĞER HABERLER

Son Yorumlar
Hayrettin AYTAR
Abi, yanlış adama söylemiş o sözü.
Deftere Yaz
Ziyaretçi Defteri
Düşünce ve Önerilerinizi bizimle paylaşın.
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"Bolu Havadis | http://www.boluhavadis.net/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2016 - 2017