Bolu Havadis

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
Flash Haber
Yazının Tarihi :   03 Eylül 2016 - 12:29:48

MUHSİN YAZICIOĞLU RESMEN ÖLDÜRÜLDÜ

Büyüt
Küçült
MUHSİN YAZICIOĞLU RESMEN

Eyüp AHİ

17. ARALIK 2013 Tarihinde Bolu Gündem Gazetesinde kazanın fotoğraflarıyla bir araştırma yazısı yazmıştım. Tüm yaşananları ortaya koymuştum.

Yıl 2016, Tüm sonuçlar; kaza olmadığını, suikast olduğunu gösterse de, üzerine gidilmemiş, aydınlığa kavuşturulamamıştır.

15 Temmuzdan sonra FETÖ Suikastı olarak dile getirilmeye başlanmıştır.

Altından kimler çıkarsa çıksın, Muhsin Reisimizin ve yanında bulunanların ölümüne sebep olanların en kısa zamanda ortaya çıkarılmasını istiyorum.

Yazımı aynen sizlerle tekrar paylaşıyorum.

 

MUHSİN YAZICIOĞLUNU NEDEN BULAMADINIZ?

Geçen hafta gazetelerde, televizyonlarda dikkat çeken bir haber vardı:

Kayıp Amerikalı turistler kurtarıldı’’

ABD pasaportlu 2 İsrailli turist kurtarıldı’’

Yoğun kar nedeniyle mahsur kalan turistler donmaktan kurtarıldı’’

Rizenin Ayder Yaylasında ABD pasaportlu 2 İsrailli turist yürüyüş yaparken yollarını kaybediyorlar.  Ailelerini telefonla arayarak durumlarını bildiriyorlar. Aileleri de Rizeyi arıyorlar. Arama ve kurtarma çalışmalarına başlanıyor. 3 saat süren bir aramadan sonra kurtarma ekipleri turistleri buluyorlar.  Çadır kurup, kurtulmayı bekleyen turistlerin, sağlık durumlarının iyi olduğu bildiriliyor.

Sevindirici bir haber… Hayat kurtarmak çok güzel……

Ülkemiz açısından; misafirperverlik göstermek, misafirlerimizin can ve mal güvenliğini sağlamak daha da güzel……

Bir telefon ile harekete geçip, koordinatlar belirlenip, kayıplar bulunuyorsa;

Düşen helikopter nasıl bulunamaz?

Kayıp olan 6 kişiye nasıl ulaşılamaz?

25 Mart 2009 Tarihinde bindikleri helikopterin düşmesi sonucu BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, Pilot Kaya İstektepe, BBP Sivas İl Başkanı Erhan Üstündağ, Yardımcısı Yüksel Yancı, Meclis Üye Adayı Murat Çetinkaya ve Gazeteci İHA Muhabiri İsmail Güneş hayatını kaybetmişti.

Helikopterde bulunanların hepsinde bir ve birden fazla cep telefonları vardı.

Hatta İHA Muhabiri İsmail Güneş hayatını kaybetmemiş, 112 acil servisi ile uzun süre telefon bağlantısı kurmuştu.  Ayrıntılı bilgiler vermişti. En azından frekansların belirlenmesine yardımcı olmuştu.

Helikopterin düştüğü günü dün gibi hatırlıyorum.

Rahmetli annem hastanede yatıyordu.  Odadaki televizyonda “Muhsin Yazıcıoğlunu taşıyan helikopter düştü” haberini duyunca şok oldum. Televizyondan gözümü ayırmadan, heyecanla izlemeye başladım.

Helikopterin düştüğü saat 15.03 olarak verilmekteydi.

Kazanın oluşumundan çok geçmeden İHA Muhabiri, Gazeteci İsmail Güneş canlı yayında konuşuyordu.

İsmail Güneş helikopterin düştüğünü 112 acil servise haber vermesinin ardından,112 ekibi Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğünü arayarak yer tespiti çalışmalarının yapılmasını istiyor.

Saat 15.50 ile 16.10 arasında İsmail Güneş konuşturuluyor. 112 diğer hattan 155 Polis İmdat ile görüşme yapıyor.  20 dakika süren görüşmelere rağmen kaza yeri tespit edilemiyordu.

Dakikalar geçiyor. Bir sonuç alınamıyordu.

Köylülerin bilgilerine başvuruluyor. Köylüler helikopterin geçtiği yönü tarif ediyorlardı.

Arama tam tersi olan alanlarda yaptırılıyordu.

Ben çıldırıyorum.

Gazeteci konuşuyor, “Nasıl yerini bulamazsınız?” Diyorum.

Köylüler tarif ediyor, “Neden oralarda değil de, başka yerde ararsınız” Diye feryat ediyorum.

Kazadan hemen sonra Kayseri Valisi ”Kurtarma ekipleri olay yerine ulaştı. Yazıcıoğlu yaralı, şuuru açık. Hastaneye götürülüyor” Diye açıklamada bulunuyordu.

Bu ifade kurtarma çalışmalarını yavaşlatıyordu.

Kayseri Valisi’ne bu bilginin nerden geldiği, neden bu ifadeyi kullandığı halen açıklığa kavuşmamıştır.

Saatler geçiyor. Akşam oluyor.  Aramalar durduruluyor.

Ertesi gün de tekrar aramalara başlanıyor.

Tabi aranması gereken yerde değiltam tersi yönde arama çalışmaları yapılıyordu.

GSM Şirketinin verdiği koordinatlara rağmen enkaza ulaşılamıyordu.

Bembeyaz karlar üstünde, kıpkırmızı helikopter bulunamıyordu.

Sanki her şeyin bitmesi, konuşan İsmail Güneşin ölmesi beklenir gibi;  48 saat sonunda olay yeri tespit ediliyordu.

Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarını arama çalışmalarına 17 civar köylüsü de katılmıştı. Enkaz, 48 saat sonra Sisne ve Kızılöz Köyleri arasındaki Keş Dağının Kanlıçukur mevkiinde bulunmuştu. Bulunan yer, 48 saat süren arama çalışmalarının yapıldığı yerin 115 km uzağında olan bir bölgedeydi.

Helikopterin bulunduğu yer; ne dağlık, ne de sık ormanlık bir yerdi. Rahatlıkla görülebilentelefonla görüşülebilen bir alandı.

Gazeteci İsmail Güneş’in bulunduğu gün yapılan otopsi sonuç raporunda sadece bacağının ve kaburgasının değil, çenesinin de kırık olduğu ortaya çıkmıştı. Gazeteci Güneş’in olaydan 2,5 yıl sonra ortaya çıkan otopsi raporunda çenesinin kırık olması ‘’Acaba 112 ile telefon görüşmelerinden sonra mı çenesi kırıldı’’ sorusunu akla getirmişti. Çünkü uzmanlar, çenesi kırık olan bir insanın konuşmasında bozukluk olacağını Güneş’in konuştuğu netlikte olamayacağını söylüyordu. İsmail Güneş, bacağında iki kemik4 kaburga kemiği ve alt çenesi kırık olduğu halde enkazın 600 metre aşağısında bulunmuştu. Ayrıca İsmail Güneş bu telefon konuşmalarını helikopterin içinde yaptığı da kesinleşmişti. Çünkü Güneş’in cesedinin bulunduğu yerde telefonun çekmediği tespit edilmişti.

O günden bu güne helikopter faciasının kaza mı suikast mı olduğu tartışılmıştır.

Suikast söylentileri ağırlık kazanmıştır.

Birçok soru cevapsız kalmıştır.

Uçuş bilgilerinin olduğu cihazlar neden söküldü? 

4 dakikalık kayıp radar görüntüleri sır mı oldu?

Pilot Kaya İstektepe zehirlendi mi?

Enkaz, kazanın olduğu gün bulundu mu? Malatyadan kalkan iki Sikorsky tipi hava aracı 21.47- 21.58 saatleri arasında enkaz bölgesine geldi mi? Yetkililer, ”Enkaza aynı gün ulaşıldı ancak gizlendi” şüphesini güçlendiren bu konuda da sessiz kalmayı tercih etmişlerdir.

Suikast iddialarının peşine düşen ailesinin ısrarıyla soruşturma açılmıştır. Ancak bir arpa boyu kadar yol alınamamıştır.

Olay tam unutulmaya yüz tutmuşken, devreye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül girdi. Devlet Denetleme Kurulu’na (DDK), ‘”Kaza mı Suikast mı, araştırın”’ talimatını verdi. DDK’nın hazırladığı rapor ise ortaya bambaşka bir tablo koydu. Helikopterin düştüğü zaman diliminde bölgede uçan savaş uçaklarının varlığı ilk olarak bu raporda tescillendi. Helikopterin beyni olarak nitelendirilen cihazlar ise kayıptı.

Daha önce hazırlanan adli tıp raporunun aksine, merhum Yazıcıoğlu ve hayatını kaybeden 5 kişinin kanında yüksek oranda zehirli gaz vardı. Malatya Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı olaya el koydu.

Helikopterin beynini söktüğü iddia edilen 4 muvazzaf asker, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından oluşturulan 3 kişilik kaza kırım heyeti ve bir teknisyen tutuklandı. Fakat daha sonra kaza kırım heyeti üyeleri tahliye edildi. 3. yargı paketinin yürürlüğe girmesi ve Özel Yetkili Mahkemelerin kaldırılmasıyla tahliyeler hızlandı. Şu an itibarıyla Yazıcıoğlu soruşturmasında tutuklu sanık kalmamıştır.

İşte böyle: ABD pasaportlu İsraillileri 3 saat içinde bulup, kurtarabiliyoruz.

Bizim canımız, ciğerimiz, yiğit kardeşlerimizi 48 saat arayıp, bulamıyoruz. Göz göre göre ölüme terk ediyoruz. Suçlu olanlara gereken cezayı veremiyoruz.

 

Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Fehimdar ÇİFTÇİ
 
Bu yazı resmen krolonojik bir akış şeması olmuş. Kesinlikle saklanmalı. Çabuk unutanlara, hatırlatmak içinde iyi bir veri olmuş. Ellerinize sağlık... Selam ve dua ile kalın..
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR




Son Yorumlar
drkok
İstifa etmedi İSTİFA ETTİRİLDİ. Çarşamba günü YÖK denetçileri geldi durumu ilettiler ya istifa
Deftere Yaz
Ziyaretçi Defteri
Düşünce ve Önerilerinizi bizimle paylaşın.
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"Bolu Havadis | http://www.boluhavadis.net/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2016 - 2017