Bolu Havadis

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
Flash Haber
Kategori : GÜNCEL
Haberin Tarihi :   21 Ocak 2020 - 19:42

BOLU’YA DAİR DİLİME DOLAŞANLAR -4-

Büyüt
Küçült
BOLU’YA DAİR DİLİME DOLAŞANLAR

 

../…

Şehrin her yanında kazara inşaat yaparken tarihten bize kalan bir şey gördük mü, hemen külleyip örtüyor, üstüne binayı dikiyoruz ya da etrafını çevirip, ölüme mahkûm ediyoruz. Hisar altındaki Stadion gibi! 

 

Daha acısı canilere bile veremediğimiz idam kararını eski, tarihi binalara verdik. Maili inhidam levhasını alınlarına takarak ya yıkılmaya mahkûm ettik ya da yıktık geçtik bir gecede, sabahı göstermeden. Ya da, bu cefalı ömürlerinin bir yerinde birileri yakarak kurtardılar zavallı binaları. Yerlerini otopark yaptık bir süre, en son Nakkaşlar Konağı’nda olduğu gibi. Sonra… Sonra ağanın gücüne, sahibinin zekâ kıvraklığına bağlı neyi beceriyorsan onu yap. Yeni prensibimiz eskiye dair ne varsa hepsini yık, hepsini sök dağıt; betona koş, betonlaşmayı kutsa, toprağı ziftle kapla olmuş. Bu arada şu turizm ayağına üç beş kurtardıklarımızı inkâr etmeyelim. Emeği geçenlere de müteşekkiriz yani.  Şehirdeki turizm altyapımız özetle böyle.

 

 

Sözlerimden rahatsızlık duyanlara sözüm, Beypazarlılara soru verin bakalım, şimdiki Turistik Beypazarı’nı nasıl yapmışlar? Yıkarak mı, yoksa kalanı koruyup, yeni yapıları da eskilere benzeterek mi? Yine, Eskişehir’deki Odun Pazarı’na bakıversinler. Eskiler nasıl kurtarılıp yüz akı oluyor ve turist çekiyormuş! Bu kafa ile şehrimize turist murist beklemeyin. Hoş zaten bizler de onları karşılayacak, ağırlayacak durumda değiliz. Ayrıca, şehre giriş ve çıkış yolları da epeyce zahmetli. Şehirde nemiz kaldı, neyi yaptık gelene göstereceğiz, vakit geçirteceğiz? Abant’ı otellere heba ettik. Gölcük doğallığını sıradan belediye parkı anlayışına gömeli birkaç yıl oldu. Öyle güzel tasarımladık ki, belediyenin herhangi bir parkından geri kalır yanı yok! Neredeyse ayağınız betondan toprağa değmeyecek.  Hâlâ içini gereksizce doldurmanın, birilerine para kazandırmanın koşuşturmasındayız. Oysa ağaçları kesilen, doğallığını yitiren Gölcük elimizden sabun köpüğü gibi uçup gidiyor. Görüp fark eden, ne yapıyoruz diyen yok. Aksine herkes beğenme çılgınlığında! Yedigöller’e yol yaptık, şehirde yapamadığımız düğünü, kınayı, eğlenceyi açık havada yapalım; şöyle bangır bangır her kafadan gürültü ile bağıra sallana içimizi dökelim diye. Girmenin ve çıkmanın ıstırabı ile bu mekânı çarçabuk yok edecek izdiham ve kalabalığı görelim, yaşayalım da, Yedigöller güzelliğini gelecek kuşaklara aktarmayalım, onlara bu güzellikten nasip vermeyelim diye. Şimdilerde bir de beş beş kazanacakların beş beşlerini taşıyan yıldızlı otelleri kuru verdik mi, birkaç yıla kalmaz hâlâ kalan güzelliğinin de içine etmeyi beceririz. Sonra bakın gelecek turistlere. İnsanın kalbi gibidir doğanın kalbi; doğaldır, doğal atar. Zorlarsanız, müdahalede haddi aşarsanız can veremediğiniz gibi can alacağınızı, doğayı değil kendi yaşam kaynağınızı mevta edeceğinizi unutmamanız lazım. Doğa kendine kötülük yapanı ölümle cezalandırmadan, nesiller boyu öcünü almadan asla bırakmaz!

DEVAM EDECEK…

 



Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
Etiketler :
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
DİĞER HABERLER

Son Yorumlar
Sabri
Bolu nun kadrini Bolu da yaşıyan bilir. Gerçekleri dile getiren her kişiyi
Deftere Yaz
Ziyaretçi Defteri
Düşünce ve Önerilerinizi bizimle paylaşın.
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"Bolu Havadis | http://www.boluhavadis.net/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2019 - 2020