Bolu Havadis

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
Flash Haber
Kategori : GÜNCEL
Haberin Tarihi :   08 Nisan 2019 - 17:16

Gazeteci kimdir nasıl olmalıdır?

Büyüt
Küçült
Gazeteci kimdir nasıl

 

Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. İbrahim Sena Arvas ile gazeteci kimdir ve nasıl olmalıdır? Sorularıyla ilgili söyleşi gerçekleştirdik.

Haber: A. Ceren Yılmaz

 

Uzun yıllar gazetecilik yaptıktan sonra, tecrübesini gazeteci adayı öğrencileriyle paylaşan Arvas, bir gazetecide olması gereken vasıfları şöyle sıraladı; “Yetenek, sorgulayan bir zihin, merak ve cesaret.”

 

“Kendimi akademisyenden ziyade gazeteci olarak tanımlıyorum”

Akademi camiasına geçmeden önce uzun yıllar gazetecilik yaptığını söyleyen Arvas; “Geriye baktığımda hem gazetecilik mesleğinde hem de çeşitli iletişim fakültelerinin gazetecilik bölümlerinde geçen bir 20 yılı geride bıraktığımı görüyorum. 1999 yılında çırak olarak başladığım polis-adliye muhabirliğinin ardından İhlas Haber Ajansı (İHA)’ında ajans muhabirliği yaptım. 2 yıl kadar fahri muhabirlik yaptım. Hiçbir kuruma bağlı olmadan elimdeki haberleri satarak bir dönem geçirdim. Sonra; “Büyük yerde küçük insan olacağına, küçük yerde büyük insan ol” mottosuyla o dönem yerel gazeteciliği kendisinden öğrendiğim Oğuzhan Bayrak ile kendi gazetemizi çıkarmaya başladık. Tuzla’da yayınlanan Turkuaz Gazetesi’ni çıkarttığımız dönemde Marmara Üniversitesi’nde yüksek lisans öğrenimine başladım. Yine Tuzla’da yayınladığımız İstanbul Anadolu adlı gazetemizi kurduğumuzda ise İstanbul Üniversitesi’nde doktora sürecim başladı. Lisans ve sonrası tüm öğrenimin sadece gazetecilik alanında oldu. Öğretim üyesi olduktan sonra mesleğime eski öğrencilerimden Yücel Kılıçkaya ile birlikte yayınladığımız, bir haber portalı olan HaberArz’da devam ettim. 2013-2014 yıllarında neredeyse Anadolu Yakası’nın tamamına hitap eden ve bu hedefle çıkarttığımız Gazete 216’yı faaliyete geçirdik. Aynı dönemlerde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin çatısı altında yayımlanan Genç Girişimci Gazetesi’nin ihalesini devraldık. 2015 yılında Polis Akademilerinde ve çeşitli vakıf üniversitelerinde görev yaptıktan sonra, 5 yıllık öğretim üyesiyken Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde çalışmaya başladım. Bir müddet kadar Gazete 216’ya devam edebildik, sonradan maalesef ayrıldık. Fiilen gazetecilikten gelir elde etmem, devlet üniversitesinde göreve başlamam ile sona erdi. Ancak ben kendimi akademisyenden ziyade gazeteci olarak tanımlıyorum” ifadelerini kullandı.

 

“Gazeteci merakının peşinde koşmalı ve bulduğu cevapları cesurca yazmalı’

Gazeteci olunur mu, gazeteci doğulur mu sorusunun cevabının bir nebze gazeteci doğulur olduğunu, gazeteciliğin temelinin meraktan, kuşku duymaktan geçtiğini ifade eden İbrahim Sena Arvas; “Gazetecilik kamu adına yapılan, sosyal sorumluluk gerektiren bir meslektir. Gazetecilik yapacak insanın sosyal sorumluluğu kamunun menfaatleridir. Kamunun menfaatleri de ülkenin devleti ve milletiyle bölünmez bütünlüğünden geçer. Fakat bu devletçilik yapacağım adına kamudaki bazı yanlışları halktan gizlemek değildir. Asıl mesele kamunun bilme hakkı ile milli menfaatler arasında düzgün bir terazi kurabilmektir. Bir gazetecinin öncelikli sahip olacağı vasıf, meraktır. Merakının peşinden koşacak, merak ettiğinin cevaplarını arayacak ve bulduğu cevapları ülkesinin menfaatlerine zarar gelmediği sürece cesurca aktaracak. Gazetecilik etliye sütlüye bulaşmadan, sakin bir hayatım olsun diyenlerin yapabilecekleri bir meslek değildir. Çok uzatmadan bir gazetecide olması gereken vasıfları şöyle özetleyeceğim; “Yetenek, sorgulayan bir zihin, merak ve cesaret.” Bu sadece maaş karşılığında yapılacak bir iş değil. Gazeteci; “Eğer bunu duyurursa kamu yararı mı olur, yoksa kamu menfaatleri zarar mı görür mukayesesini yapacak. Kendi kendisinin eşik bekçisi olacak.” cümlelerini kullandı.

 

“Yerel gazeteci tam bir basın emekçisidir”

Yerel basının demokrasinin olmazsa olmaz temel taşlarından olduğunu ifade eden Arvas; “Yaygın basınla, yerel basının arasındaki tek fark, yaygın basın daha fazla kitleye hitap ederken yerel basının daha az kitleye hitap etmesidir. Şehrimle, sokağımla ilgili, şehrimin kanaat önderleriyle ilgili farkındalıkların oluşabilmesi için yerel basına ihtiyaç var. Yaygın basında çalışan bir kişi sadece kendi alanıyla ilgilenir. Yani sayfa tasarımcısıysa sayfayı tasarlar. Ekonomi muhabiriyse sadece ekonomi haberleriyle ilgilenir. Fakat yerel basın çalışanının böyle bir lüksü yoktur. Yerelde çalışan biri sayfa tasarlamayı, haber yazmayı, fotoğraf çekmeyi bilmelidir. Yerel basında çalışan bir gazeteci yeri geliyor koltuğunun altına koyup gazetesini de dağıtıyor. Bu bağlamda yerel gazeteci tam bir basın emekçisidir” dedi.

 

“Üniversiteler ve Gazeteciler Cemiyet’i iş birliğinde olmalı”

Yerel basına arkasını dönmüş bir İletişim Fakültesinin olamayacağını aktaran Arvas; “Özellikle Ankara ve İstanbul dışında kalan illerde yer alan gazetecilik bölümleri ile yerel basının sıkı bir işbirliği olmalı. Bir yandan yerel gazeteciler müstakbel meslektaşlarına işi mutfağında öğretmeli, diğer yandan öğrencilerin akademik gelişimleri ile yerel basına katkı sağlamalarına olanak verilmelidir. Bu iş birliğinden hem yerel basın hem de gazetecilik bölümleri karlı çıkacaktır.” şeklinde konuştu.

 



Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
DİĞER HABERLER

Son Yorumlar
Durmus ali arslan
Biz turk milliyetcileri olarak vvatanmizin ve milletimizin korun masinda kanimizin son
Deftere Yaz
Ziyaretçi Defteri
Düşünce ve Önerilerinizi bizimle paylaşın.
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"Bolu Havadis | http://www.boluhavadis.net/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2018 - 2019