Bolu Havadis

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
Flash Haber
Kategori : GÜNCEL
Haberin Tarihi :   05 Şubat 2020 - 10:08

BOLU’YA DAİR DİLİME DOLAŞANLAR-5-

Büyüt
Küçült
BOLU’YA DAİR DİLİME

 

“Güzeli sahiplenmek ve güzelde dalıp kalmak herkesin;

Olması gereken güzeli bulup çıkartmak

Gözlere ve gönüllere kazandırmak,

Er kişinin işidir.” Derken, Sahi, nerede kalmıştık?

../…

Şaşıyorum, yöneticiler Avrupa’ya, Amerika’ya, Asya’ya, Afrika’ya; yurtdışına gidip, geziyor, tozuyor. Hiç oralarda bizim gibi bu güzellikleri böylesine hovardaca ve iflah olmaz miras yedi zihniyeti ile değerlendiren var mı? Nasıl kullandırıyorlar hiç merak eden, araştıran yok mu? Şimdi sırada Aladağlar var. Yakın gelecekte uzun vadeli planlar yapılmadan, günü değerlendirmek için acele ile yapılacaklar sayesinde iklim ve doğa kirliliği ile şehrimizi de Seben’i de olumsuz olarak etkileyecek Seben Taşlıyayla Göleti ve turizm alanı ilan edilmeye çalışılan beton yığınlarına döndürdüğümüz yaylalar,  güzelim çayırlık, ormanlık alanlar, dereler, irili ufaklı göletler var. Buralar, Bolu’nun hem su rezervleri, hem akciğerleri. Akıllı olmak, basiretli, ferasetli, bilgili olarak bu işe yaklaşmak lazım. Yıkılanın telafisinin olmayacağı, yılları, asırları alacağı bir iş bu, oldubittiye el çabukluğuna gelmez. Lütfen Aladağlara doğru arabanızla bir gezi yapın. Ama ağır ağır, Seben- Kıbrısçık yoluna doğru bir gidin, sonra iç taraflara, ormanlık görünen yerlerdeki yaylalara doğru yol boyu gidin. Böceklerin kuruttukları onlarca ağaç bir tarafa; yol yapımı, kış yıkımı, enerji bakımı, eta üretimi, gençleştirme kesimi derken, ormanlarda yaşlı ağaç kalmadığı gibi artık sıra 35-40 cm veya daha küçük çaplı ağaçlara gelmiş görünüyor.  Bolu sanıldığı, bize söylendiği gibi eski ormanlara sahip değil artık. Her geçen gün daha kelleşiyoruz, çıplaklaşıyoruz. Dengesiz kesimlerle içi seyrekleşerek zayıflayan ormanlık yapı, en ufak fırtınaya, rüzgâra, kışa dayanamaz hale geliyor ve büyük yıkım yaşanıyor. Ormancılıkta çok keserek satılacak mal çıkaranların daima bir üst makamla ödüllendirilmesi geleneksel olduğundan bundan rahatsızlık duyulmaz. Bu sözüme alınanlar lütfen orman teşkilatını akılcı olarak araştırıp, incelesinler. Dikenler, koruyanlara mı değer verilip makam ya da terfi var? Yoksa çok kesen, mal çıkarıp, satışıyla para getirenlere mi? İnceleyin görün! Bu günlerde sırf kesimin çoğalması, üretimin artırılmasına yönelik olarak şeflik sayısının artırılmış olması da ayrı bir başlık. Kesim için şeflikler artırılırken, fidanlıklar kapatılıyor yahut elemansızlıktan iş göremez hale gelmiş durumdalar. Sonra bugün milyon milyon diktiğinizle övündüğünüz fidanların tüm koşulları olumlu olsa bile insanı gölgelemesinin en az 30-50 yıl isteyeceğini bilmek gerekir. Birileri benim Ormanı ve Ormancılığı bilmediğimden bahsedebilir. Babam 1965 yılında Aladağ Orman İşletmesi bünyesinde Karacasu Orman Deposu’nda bekçilik yapmaya başladı. Doruk başta olmak üzere, Karacaağaç ve Soku Yaylası yanındaki depoda ve Güvez deposunda uzun zaman bekçilik yaptıktan sonra nihayet, şehir merkezinde ana hizmet binasında ve sosyal bina inşaatında gece bekçiliği yaparken 1985’lerde emekli oldu. Tüm bu görevleri sırasında bizzat yaşadıklarım, gördüklerim, gezdiklerimle, bugün gördüklerimi karşılaştırdığımda ortaya çıkanlar bana yeteri kadar bilgiyi veriyor. Sadece okul okuyan değil, gördüğünden ders alacak şekilde hayatı, tabiatı, çevreyi vs. okuyan olmak lazım.  Tatillerde kaldığım gezdiğim ormanları, yaylaları; yürüyerek şehre inerken soluklandığımız Gölcüğün o saf güzelliğini, Aladağ Orman İşletmesine yürürken insanı saran köknar ve sarıçamın o nefis kokusunu, ağaçlarla rüzgârın, kuşların konuşmalarını biliyorum. Babamla yaşadıklarımın, köy ve yaylardaki gezilerimin yanında Eşimin de Orman teşkilatında çalışan Araştırmacı Orman Yüksek Mühendisi olmasının bilgi dağarcığımıza katkılarını atlamamam gerekir. Söz buradan açılmışken Bolu’da yaşayanların birçoklarının yerini bile bilmedikleri Türkiye’de ilk olarak 1952 yılında “Araştırma İstasyonu” olarak açılan ve güdükleştirilerek köreltilen, işlemez hale getirilen Batı Karadeniz Ormancılık Araştırma Müdürlüğü’ne ayrı bir yazıda değinmek lazım. Ülke ormancılığımız ve Batı Karadeniz Bölgesi ormancılığının neleri kaybettiğini biz ne kadar anlatsak da yavan kalacak, gelecek nesiller bunun eksikliğini ve acısını misli misli yaşayarak reva görenlere sevgilerini, ahlarını çeke çeke iletecekler.

 

Yine Osmanlı Devleti’nin at yetiştirdiği, kendine bal ürettiği At Yaylası’nın da bu bakış ve acele ile nasıl lime lime heder edileceğini, kimlere peşkeş çekilerek yok edileceğini düşündüğümde yüreğim ayrı sızlıyor. At yaylası denilince bizim çocukluğumuzda da, yakın zamana kadar burada bir kiraz bayramı yapılırdı. Buranın kendine mahsus elmâli kirazı meşhurdu. Kendilerine betondan köşkler, villalar yapma yarışına girenler, babalarının dedelerinin velhasılı atalarının her fırsatta aşı yaparak yetiştirdiği kirazları, meyve ağaçlarını önemsemediklerinden yaşlanan ağaçlar kurumuş durumda. Yenilerini yetiştirmeye bakan kalmadı, dolayısıyla geleneksel halde yapılan kiraz bayramı da söndü gitti. Bu kirazın yeniden burada yeşertilmesi ve çoğaltılması gen kaynaklarımızın korunması açısından gereklidir. Salınarak gezen yabani atların sürülerinin daha da attırılarak buralardan eksilmesine yok olmasına müsaade edilmemeli ve yayla tanımına uygun doğal yapının korunması şarttır diyorum ama kim dinler bilmem?

DEVAM EDECEK…

 



Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
Etiketler :
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
DİĞER HABERLER

Son Yorumlar
Selma
Trafik daha karışık hal alacak gibime geliyor. Bir de uyarı yazsalar iyii olurdu
Deftere Yaz
Ziyaretçi Defteri
Düşünce ve Önerilerinizi bizimle paylaşın.
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"Bolu Havadis | http://www.boluhavadis.net/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2019 - 2020