Bolu Havadis

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
Flash Haber
Kategori :
Haberin Tarihi :   03 Mart 2017 - 11:14

KADINLAR KÜSMESİN

Büyüt
Küçült
KADINLAR

Bolu Barosu Kadın Hakları Komisyonu 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesi  düzenlediği etkinlikte, yazar Gonca Elmas’ı ağırladı.

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Pembe Salonda düzenlenen konferasta Gonca Elmas, Bolulu kadınlarla bir araya geldi. Elmas yaptığı konuşmada; “9 Mart gelince herkes yine koltuklarına dönecek biz yine yumrukları göreceğiz milletin evinde. Biz yine kas gücünü göreceğiz. Yine kadınımız sessiz sessiz iç çekip ağlayacak. Elbet bir gün küseceğiz. Artık taşlar çatladı biz hala sabrediyoruz. Ama bir gün küseceğiz. Ama bizi küstürmesinler lütfen” dedi.    

KADIN OLMADAN BAŞARI OLMAZ

Konferansta konuşan Yazar, şair ve yapımcı Gonca Elmas, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kadınlara yönelik bir dizi etkinlik düzenlendiğini ancak 9 Mart’ta söylenen her şeyin unutulduğunu belirterek “Kadınları küstürmeyin” dedi. Elmas, “Yılda 1 gün bayana verilen mikrofonu, bana verilen kürsüyü en iyi şekilde değerlendirmeye çalışacağım. Ama yılda 1 gün verdiklerini belki üzülecekleri belki zaman zaman pişman olacakları bir konuşma olacak. Biz bugün kan ağlayan coğrafyalara baktığımızda kadının varlığının yerin 7 kat dibinde kas gücünün, şiddetin ve çok ağır zulmün en üst seviyede olduğunu görüyoruz. Kadının can örgüsü ilmek ilmek merhametle örülmüştür. Kadında sahiplenme vardır, kadında aidiyet vardır. Biz eğer kadını toplum dışında bırakıyorsak o toplum ne yazık ki kan ağlamaya mahkûmdur. Çünkü kadın öfke kontrolünü dengeleyici çok önemli bir denge mekanizmasıdır. En çok bunların üzerinde duracağım. Kadınlarımızın kahramanlıklarını konuşacağım. Bizim tarihimizde çok önemli çok büyük kahramanlarımız var. Dünya tarihine adını ilk kadın subay olarak yazdıran bir Fatma Seyit’imiz var. Atatürk’ün subayı. Bir Üsteğmen. Onun kahramanlıkları 700 den fazla erkeği kumanda etmiş. Bursa’da, Kocaeli’nde buraların kurtuluşuna ön ayak olmuş, çeşitli madalyalar almış. Halide Ediplerimizi biliyorsunuz. Kalemiyle kılıçları kesmiş. Hitap ustalığıyla bir ulusa cesaret aşılamış. Karda, ayazda cephane taşıyan kadınlarımız, karnı açken askerimizi doyuran kadınlarımız, kendinden geçip insan ırkının kendi neslinin devamı için canını veren savaş dönemlerinde bu ülkünün yaşaması için kendinden vazgeçmiş kadınlarımız var. Biz bu kahramanlıklarla, böylesine fedakârlıklarla yılda bir kez anılıyorsak, yılda bir kez sembolik olarak mikrofon uzatılıyor da hadi kadınlar gününüz kutlu olsun deniliyorsa, biz bunlara zaten kanmıyoruz. Köydeki kadınımızda bunun bilincinde şehirde yükseköğrenim görmüş kadınımızda bunun bilincinde. Biz Türk kadını olarak o kadar saygılı, o kadar sessiz, sükûtla sabreden kadınlarız ki, hala susuyoruz. Diyoruz ki elbet bir gün bizim değerimiz ortaya çıkacak. Bir gün erkekler bilecek ki, biz omuz omuz olmadan bu yol kurtuluş yolu değil. Kadına ne kadar değer verilecek onları anlatacağım. Ne olacak sonra? 9 Mart gelince herkes yine koltuklarına dönecek biz yine yumrukları göreceğiz milletin evinde. Biz yine kas gücünü göreceğiz. Yine kadınımız sessiz sessiz iç çekip ağlayacak. Elbet bir gün küseceğiz. Artık taşlar çatladı biz hala sabrediyoruz. Ama bir gün küseceğiz. Ama bizi küstürmesinler lütfen” diye konuştu.

 

‘KADIN TOPLUM DEMEKTİR’

Etkinliği organize eden Bolu Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Avukat Fatma Kubilay 8 Mart’ın bir kutlama günü değil, bir mücadele günü olduğunu söyledi. Kubilay, “8 Mart'ın bir tekstil Atölyesinde çalışan kadınların hakları için can verdiği gün olduğunu artık hepimiz biliyoruz. Aslında 8 Mart bir kutlama günü değil birlik, dayanışma ve mücadele günüdür. 364 günün birikiminin 365.gün haykırılışıdır. 8 Mart 2017'ye geldiğimizde halen daha kadın erkek eşitliğinin toplumun yaşam alanlarına geçirilmesini, bu eşitliğin her alanda yasalara dayandırılarak uygulamanın sağlanmasını, şiddete son verilmesini talep ediyoruz. Kadına şiddeti kendisine hak sayan, kadını küçük gören zihniyetler unutmamalılar ki onları doğuran, onlara hayat veren, büyüten anaları da birer kadın olup, kadın hayat demektir. Toplumun temeli aile, ailenin temeli kadındır. Öyleyse kadın toplum demektir.  Cumhuriyetimizin ilanı ile birlikte Mustafa Kemal Atatürk tarafından mücadele etmeden haklarımızın verildiği düşünüldüğünde kadın cumhuriyet demektir. Yaşamın her alanında var olan kadın Laiklik demektir. Kısaca kadın her şey demektir. umhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk 'ün de dediği gibi "...toplumsal kalkınma kadın erkek birlikte gerçekleştirilebilir, kadınlarını geri bırakan toplumlar geri kalmaya mahkumdur..." Laiklik, Demokrasi, Hukuk Devleti, Kadının İnsan Hakları ortak paydamız Çağdaş Uygarlık Hedefine Ulaşmak amacımız, Atatürk Devrimleri yol haritamız, diyor ve mücadelemize herkesin desteklerini bekliyoruz” dedi.

Kaynak: (köroğlu gazetesi)

 

 

 

 

 

 



Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
DİĞER HABERLER

Son Yorumlar
ahmet hitit
Saygilarimizi, selamlarimizi sunuyoruz..
Deftere Yaz
Ziyaretçi Defteri
Düşünce ve Önerilerinizi bizimle paylaşın.
1. LİG PUAN DURUMU
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"Bolu Havadis | http://www.boluhavadis.net/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2016 - 2017