Bolu Havadis
08.04.2020
Bolu /   9°C

05 Şubat 2020 - 09:59
GÖKYÜZÜNDEN AYAKUCUNA
GÖKYÜZÜNDEN AYAKUCUNA

 

Hafif bir rüzgâr alnımı, gözlerimi yanaklarımı yalayıp geçiyor. Rüzgârın hafif tınısı Alta Gracia melodisi gibi kulaklarımda… Rüzgârlı havaları seviyorum. Sonbaharın renkleri dökülen yapraklarda, solmaya yüz tutmuş çiçeklerde,  yetim masumiyeti gibi yeşilini kaybetmiş ağaçlarda. Yeşilini kaybetmiş ağaçlar etrafına hüzün veriyor.

Gökyüzü, ışığın, rengin göz kamaştırıcı kokusuyla dolu. Yürürken gözlerim hep gökyüzünde. Şekilden şekle soktuğum bulutlar, evlerin çatıları, balkonlarda kadınlar.

 

Balkonlarda kadınlar evde ne var ne yoksa aşağıya silkeliyor. Yaşayamadıklarını, yaşadıklarını, akşam kocasıyla yaptığı kavgasını, sinirlerini, , hırslarını, takıntılarını, bir bir balkondan döküyor, rahatlıyor.  Balkonda kadın manzaraları beni gülümsetiyor.

 

Kuşlar cıvıldıyor, çocuklar oynuyor, çocuk sesleri kulaklarımı dolduruyor. Çocuk sesleri hayatın devam ettiğini, dünyanın hala yaşanacak bir yer olduğunu, hala ümit olduğunu, doğumu, canlılığı, güzelliği, masumiyeti anlatıyor.

 

Dünyanın hala yaşanacak bir yer olduğunu ümit olduğunu, doğumu, canlılığı, güzelliği, masumiyeti anlatan başka bir şey de yol kenarlarında belediyenin park bahçeler işlerinde çalışan kadınları. Güneşten kararmış yüzleri, rüzgârdan çatlamış elleri, hepsi birbirine benziyor. Onların yüzleri belli değildir. Toprağı elleriyle havalandırıp, yere düşen geleceğini, çocuğunun okul parasını, tencerede kaynayacak yemeği, umutlarını, bitmesini beklediği prim borçlarını toplar. Sararan yaprakları toplar gibi toplar.

 

Bazen ayak ucuma bakarak yürüdüğümü fark ederim. Karamsarlığım, dertlerim, kederlerim, sıkıntılarım ne varsa ayak uçlarıma toplanır. Bakıyorum bu toplumun büyük çoğunluğu ayak uçlarına bakarak yürüyor. Karamsar bir toplumuz biz, ne kadar çok derdi var bu insanların diye düşünürüm.

 

Ne kadar çok derdi var bu insanların diye düşünürüm. Hastalıkları, bitmeyen borçları, kaybettikleri, kazandıkları, ölümleri, evlilikleri, hırsları, artan zamlar, hayat pahalılığı, aşkları, bir türlü değiştiremediği kaderi, doyumsuzlukları. Sonra tekerlekli sandalyede birinin mücadelesini görünce şükür ederim ayaklarım var diye.

 Başımı yeniden gökyüzüne  çeviririm. Kuşlar, ağaçlar, çiçekler, çocuklar, bulutlar. Yüzümde kocaman bir gülümseme. Ve her şeyin bir hiç olduğunu, hiçliğin ise her şey olduğunu anlayarak yürürüm.

 

Yüzümde kocaman bir gülümseme. Ve her şeyin bir hiç olduğunu, hiçliğin ise her şey olduğunu anlayarak yürürüm.

 

 

 



İsim Soyisim :
E-Mail :

Bu yorum : 2 ay önce yazıldı.
Yorum Sahibi : Burçin Yetiş

 
Harikasınız öğretmenim. Ellerinize sağlık. Harikulade. Tebrik ederim.




Bu yorum : 2 ay önce yazıldı.
Yorum Sahibi : Özcan Türkmen

 
Tebrik ediyorum Ayla. Kalemine kuvvet. Muhabbetle




Bu yorum : 2 ay önce yazıldı.
Yorum Sahibi : Erhan Bayram

 
Eğitim camiamız ve Bolumuzun böyle edebî birikimlere entellektuel duruşlara ihtiyacı olduğu kanaatindeyim. Tebrikler Sayın Hocam.