Bolu Havadis
30.09.2020
Bolu /   9°C

10 Haziran 2020 - 17:57
Gümüş onun ellerinde sanata dönüşüyor
Gümüş onun ellerinde sanata dönüşüyor

 

Yukarı Çarşı’da 8 yıldır esnaflık yapan İsmail Gürol, altın ve gümüş tamiri yapmak için kurduğu işinde müşterilerinin hayalindeki takıları kendi imalat atölyesinde hayat veriyor.

 

Haber: Semih Baykal

Bir süre ailesiyle birlikte esnaflık yaptıktan sonra kendi işini açan İsmail Gürol, altın ve gümüş tamiri yapmak için 1 cila Makinesi 1 de yıkama makinesi ile başladığı işinde 8 yıldır, Yukarı Çarşıda açtığı imalat ve satış dükkanında vatandaşlara hizmet veriyor. Gürol, Beypazarı’nda ve İstanbul Kapalı Çarşının eski ustalarından sayılan bir Ermeni’den aldığı eğitimle insanların gözlerinde canlandırdığı takıları usta elleriyle hayata geçiriyor.

 

“Saç teli kalınlındaki tellerle sıfırdan takı tasarladım”

Kuyumculuk sektörüne nasıl girdiğini anlatan Gürol; “ El becerilerine olan ilgim hep olmuştu. Uğraştığım kuyumculuk sektörü sürecine altın ve gümüş tamir işini yaparım diyerek gidip aldığım 1 cila Makinesi 1 de yıkama makinesi ile başladım. Ama içimde farklı bir heyecan vardı.  Her geçen gün daha da hırsla hevesle o tezgahın başına oturuyor bir şeyler yapıyordum. Kendimi geliştirmem gerekiyordu.  Bunun üzerine Beypazarı’nda bir atölyede eğitim ayarladım ve 1 seneye yakın bir zamanım orada geçti. Telkari sanatı ile ilgili yapmam gerekenleri öğrendim. Bu eğitimin sonunda artık saç teli kalınlığındaki tellerle kendi hayalimde olan takıları sıfırdan yapmaya başladım. İşte hayal ettiğim noktaya gelmeye başlamak bir şeylerin elimden çıktığını görmek bana daha farklı bir haz veriyordu. Böylelikle Beypazarı eğitimim bitti ve tekrar Bolu’ya döndüm” dedi.

 

“Artık hayalle sınırlı değil”

Ermeni Ustasından aldığı eğitimle insanların hayallerinde sınırlı kalan takılara hayat vermeyi öğrendiğini de ifade eden Gürol; “ 1-2 sene geçti geçmedi derken doyumsuz bir sektörün içine girdiğimi fark ediyordum onun üzerine İstanbul da bir atölye daha ayarladım. Buradaki ustam Ermeni ve İstanbul kapalı çarşının eski ustalarındandı ve 1 buçuk sene süren serüvene başlamış oldum. Ustam sadecilik dediğimiz kuyumcu atölyecilerinin olmazsa olmaz kısmını icra ediyordu. Mücevher denilince akla gelen kısımdı o ve bana öğretebileceği her şeyi öğretmişti. Artık hayalle sınırlı değil katalog da beğendiğimiz modelleri yapabilir hale gelmiştim. Şöyle bir baktığım da gördüğüm şey, gümüş ve altın plaka ile telin ellerim de şekillenerek ortaya çıkan takılara baktığım da işte bu dediğim noktaydı. Böylelikle tekrar döndüm Bolu’ya ve bunun üzerine çok zaman geçmeden de kendi dükkanımı açtım. Bu yol da sekizinci senem emin adımlarla ilerlemeye çalışıyorum” diye konuştu.

 

“Hepsi kişiye özel ürünlerdir”

İmalat atölyesinde yaptığı tasarımlar hakkında da açıklamalarda bulunan Gürol; “ Özellikle tasarladığımız ürün dediğimiz de bizim yola çıkış amacımız en başından beri kişiye özel takı imalatı ve satışıydı. Genel de ürettiğimiz ve sattığımız ürünler kişiye özel ürünlerdir. Müşterilerimizin bizden istediği dediğimiz de çok derin bir deniz de olduğumuzu bilmemiz gerekiyor. Onların hayal ettiği, gözlerinde canlandırdıkları takıları bizim hayata geçirmeniz gerekiyor.  Bu nokta da bizim burada olduğumuzu bilmeleri yeterlidir” sözlerine yer verdi.

 

“Hedefim önümdeki dağı emin adımlarla tırmanmak”

Son olarak ilerideki hedeflerini açıklayan Gürol; “Hedef deyince şöyle kafamı yukarıya doğru kaldırıp bakıyorum. Şu anda bir dağ var karşım da ve ben şu anda o dağın eteklerindeyim. Adım adım çıkmak istiyorum o dağa her geçen gün her yeni yaptınız ürüne baktığım da, müşterilerimizin memnuniyetini gördüğümüz de. Bir adım daha sağlam attığımı hissediyorum. Üretimimiz bitmediği sürece o dağda ayak izlerimiz daha çok olacak. Bunu da buraya not düşmüş olalım” ifadelerini kullandı.  

 



İsim Soyisim :
E-Mail :

Bu habere ilk yorumu siz yapın.