Bolu Havadis

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
Flash Haber
Kategori : GÜNCEL
Haberin Tarihi :   29 Nisan 2019 - 14:50

MOTORLARLA SEN Mİ İLGİLENİYORSUN!

Büyüt
Küçült
MOTORLARLA SEN Mİ

 

Sağ iktidarlar festival, kültür anlayışımızı yok ettiler.

İzmirli bir şair dostum anlatmıştı.

Belediyelerin yaptığı yaz festivallerinden biri.

Görevli, bizim şair ve yazarların yanına yaklaşıyor.

‘Hazırlanın, birazdan en güzel buzağı yarışması yapılacak, ardından sizi alacağız sahneye!’

Bizim şairler şaşkın, arkadaşım endişeyle sorar;

‘Biz daha sonra çıksak, vatandaşlar buzağılarla şairleri karıştırmasınlar!’

17 yıldır şairler ve yazarlar, buzağılarla karıştırıldı bu ülkede.

***

Çok değil 4-5 sene önceydi;

Kent Meydanında tavuk yakalama yarışması düzenliyorlar!

Tavuklar can havliyle gıdakkkk gıdaaakkk diye kaçıyor.

Yarışmaya katılanlar, kanadından, gıdığından, kuyruğundan neresine denk gelirse tuttuğu tavuğu koltuğunun altına sıkıştırıyor.

Tavukların gözlerindeki acıya şahitlik ediyorum.

Yüreğim yanıyor ama bir yandan da şükrediyorum.

Ya şair ve yazarlar olarak sayımız fazla olsaydı

Ve

Belediyemiz festivalde şair ve yazar yakalama yarışması düzenleseydi…

Hikmetinden sual olunmayan Rabbim bizleri Belediye yetkililerin elinden kurtarmıştı ama,

Keçi sütüyle yüzlerini yıkayan sanatçılar, Başkan yardımcıları yaratmıştı!

***

Bekir, Artvin Borçkalı kara yağız bir delikanlı,

Bunlar kadın ve paradan başka bir şey bilmez.

Şuan imkanları yok. Kadına ve paraya kavuşsunlar ne din kalır bunlarda ne iman göreceksin. Senin bunlarla ne işin olur’ der küserdi.

Ben ona şiirler okurdum, kızardı.

Bırak şu işleri al şu kitapları oku,

Sınırsız bir boşluk, milyonlarca yıldız gök cismi al oku başka dünyaları keşfet.

Bu sonsuz evreni, bir iğde yaprağına sığdırıp ömrünü heba etme’ diye nasihatler ederdi.

Oralı olmazdım.

Cebinde otobüs parası olmaz,

Fakülteden çıkar Halaskargazi’de kitap tezgahını açmak için koşarak gelirdi.

İçimde Bekir’in uzay boşluğu gibi bir yalnızlık var o gün.

Bir iki laflar vakit geçer diye yanına gidiyorum.

Bekir beni görünce mutlu oluyor.

Uzay bilimcisi bir profesör gelmiş Fakülteye, onu dinlemeye gidecek, tezgahı bırakacak adam arıyor.

‘Tezgahın önünü kapattırma, etiketin altına kitapları satma’ diye sıkıca tembih ediyor.

Hava kararmaya başlıyor,

Dört-beş sarışın kadının tezgahın önüne gelip duruyor.

‘Hanımefendi tezgahın önünü kapatmayalım lütfen’ diyorum.

Memeleri Çanakkale geçilmez gibi dikilmiş gözlerime bakıyor.

Diğeri, ‘Aaaa yakışıklı oğlanmış’ diyor.

Hakimiyetin kayıtsız, şartsız kalçalarında olduğu her halinden belli.

Eline tezgahtan bir kitap alıyor.

‘Uzayımı anlatıyor bu kitap tatlım’ diyor.

Ne diyeceğimi bilmiyorum, gözlerimi memelerinden, kalçalarından uzak tutmaya çalışıyorum.

Kitabı bana gösterip;

‘Bak tatlım, bu dünyanın sonunu, gideceğin yeri anlatıyor. Gel ben sana dünyanın başını, geldiğin yeri göstereyim’ diyor.

Birisi görecek diye odum kopuyor.

Birkaç adım ötede bir araç duruyor. İçinden iri yarı bir adam iniyor.

Ben nefes alamıyorum. Yüreğim daralıyor.

Elini omuzuma koyup;

‘Motorlarla sen mi ilgileniyorsun!’ diye soruyor.

Sesim içime kaçıyor. Haykıracağım, haykıramıyorum,

Kısık, ciğerlerimden gelen bir sesle;

‘Yok abi ben kitaplarla ilgileniyorum’ diyorum.

Kadının elinde ki kitabı alıyor;

‘Kaç para lan bu kitap?’

Etikete bakıyorum 5 lira abi!

Cebinden 10 lira çıkartıp fırlatıyor; ‘hadi kızlar binin gidelim. Bu gece sizi uzaya çıkartacağım’ diyor.

Gülüşerek araca biniyorlar.

Adamın fırlattığı 10 lira göğsüme değiyor.

Orada kocaman bir yara açıyor.

Bugün hala o yara sımsıcak orada durur. Her baktığımda kanar.

***

Kalıcı Konutlar, Mobilya ve Tarım Fuarı…

Tarım İl Müdürlüğünün standındayız.

Bolu Civril Ayşe Fasulyesi, Seben İza Buğdayı, Kıbrıscık Karakılçık Çeltiği, Göynük Bombay Fasulyesi tohumları kavanozun içinde…

Kendimden geçiyorum.

Tohumlar elimde kendimi kaybediyorum,

Bolu ovasına, Seben Ovasına, Kıbrıscık çeltik deresine can geliyor.

Başaklar hayal ediyorum.

Tohum kavanozlarını elime alıp, Fuar alanında haykırarak koşmak istiyorum.

‘Evrekaaaa, evrekaaa, kurtuluşumuzu buldummmm!’

Çiçekli basmalı kadınlarla tarla çapalıyorum.

Bolu’nun geleceği adına tohumlar ekiyorum.

Tarifsiz bir mutluluk içerisindeyim.

Omuzuma bir el dokunuyor.

‘Çekilin Vali Bey geliyor, Vali Bey geliyor…’

Uzun boylu, iri yarı bir adam!

Gözlerime bakarak arkadaki traktörleri gösteriyor;

‘Motorlarla sen mi ilgileniyorsun!’ diyor.

Sesim içime kaçıyor! Konuşamıyorum.

‘Ben tohumlarla ilgileniyorum’ diyemiyorum.

Yıllar önce göğsümde açılan yara kanamaya başlıyor.

İki elimle göğsümde yaramı kapatıyorum.

Kanamasını kimse görmesin…

 



Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
Etiketler :
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
DİĞER HABERLER

Son Yorumlar
Durmus ali arslan
Biz turk milliyetcileri olarak vvatanmizin ve milletimizin korun masinda kanimizin son
Deftere Yaz
Ziyaretçi Defteri
Düşünce ve Önerilerinizi bizimle paylaşın.
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"Bolu Havadis | http://www.boluhavadis.net/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2018 - 2019