Bolu Havadis

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
Flash Haber
Kategori : SİYASET
Haberin Tarihi :   05 Haziran 2020 - 16:13

TANJU ÖZCAN’A SON MEKTUP!

Büyüt
Küçült
TANJU ÖZCAN’A SON

 

Sevgili Başkanım;

Bu sana son mektubumdur.

Bilirsin birçok şair ve yazarın sevgiliye yazdığı mektuplar vardır.

Beni, en çok Ahmet Arif’in Leylim Leylim kitabında,

Yazdığı mektuplar etkilemiştir.

Ortada karşılıksız bir aşk vardır

Ve

Leyla Erbil; ‘ben onu hep dost ve arkadaş olarak gördüm’ demiştir.

Sen bilmezsin!

Ahmet Arif için bu durum çok acıdır.

***

Cemil Meriç’in Jurnal’de,

Lamia Hanıma yazdığı mektuplarda etkileyicidir.

Keza, Orhan Veli’nin, ‘Yalnız Seni Arıyorum’ da Nahit Hanıma yazdığı aşk mektupları da,

Edebiyat Dünyasının önemli eserleri arasına girmiştir.

Nazım’ın Piraye’ye cezaevinden yazdığı mektuplar var ki,

Bu mektuplar nedendir bilmem benim yüreğime dokunmamıştır.

Nazım’ın daha sonra Piraye’den daha büyük bir aşkla Vera’ya koşmasından olabilir.

Vera’nın ona ölüm getireceğini bile bile vaz geçmeyişi,

Vera’sız bir ömürdense, Vera’yla bir günü tercih etmesinden belkide.

Tabi bir de Cemal Süreya’nın Zuhal’ e mektupları var ki.

Okumaya doyamadığım.

Artık ben nasıl bir beddua almışsam,

Yar yerine nasibime,

Eski Rektör Hayri Coşkun’la, sen düştün.

Hayri’ye de geçmiş dönemde 5 mektuptan oluşan bir yazı dizim vardır.

Rabbim beni nasıl bir imtihandan geçiriyorsa artık!  

***

Sevgili Başkanım;

Geçen gün İsmail’e söyledim, sana da yazayım;

Bugün Belediye’de o koridorları dolduran,

Sana tatlı sözlerle iltifat edenler var ya,

Onlar senden sonrada o koridorlarda olacaklar.

Tıpkı senden önce oldukları ve Alaaddin Yılmaz’a tatlı sözler söyledikleri gibi.

İşte o zaman ben;

Eski günlerde ki gibi iktidara karşı birlikte mücadele etmek için.

Burada seni bekliyor olacağım.

Duam odur ki,

Rabbim o günleri biran önce görmeyi nasip etsin!

Gayri özlemedim desem yalan olur...

***

Sevgili Başkanım;

Geçen gün Asiye Hala, Alaaddin Yılmaz’ın bizim gazeteyi mühürlediği zamanki fotoğrafları bulmuş.

Bu pandemi süreci Asiye Halayı dahi bu hale getirdiyse,

Adamlar başarmışlar demek ki,

Bu gidişle yeni dünya düzenine çabuk ayak uyduracağız.

Lakin, senin Bolu Bel. Aş de kilerle olmaz, bilesin.

Gazetenin önünde birlikte yaptığımız basın açıklamasını göstererek;

‘Memet uşuğum bak o günlerde yanında kim vardı?’ diye sordu,

Aklınca bana gol atacak ya!

‘Biliyorum Halacığım’

‘Allah şahidimdir ki, o günleri ve geçmişimi asla unutmadım. Sen nasıl ki, gelinlik çeyizini sandığına saklayıp, için daraldığında açıp naftalin kokusuyla içine çekiyorsun ya Halacağım, bende onları kucağımda, koynumda sımsıkı sakladım. Yüreğim daraldığında çıkartıp çıkartıp kokluyorum. Kanayan yerlerime basıyorum’ dedim.   

Ama atladığın bir şey var. Ben yine aynı yerdeyim, orada yanımda olmayan senin Tanjun. Bu fotoğrafı bana değil ona göster’ deyince, muncurlarını (1) büktü,

Kıyamadım, gitmedim üzerine.

***

Sevgili Başkanım;

Madem son mektup dedik, içimde kalmasın.

Meramım sana akıl öğretmek değil ama sen de biraz dikkat be Başkanım, birazcık dikkat et.

Bak bugüne kadar yapmam dediklerinin hepsini yaptın.

Tüm ikna çabalarıma rağmen sana oy vermekten vaz geçiremediğim birçok dostumu bana karşı mahcup ettin.

Yüzleri önde, ‘elimiz kırılaydı da oy vermeyeydik, senin lafını dinleyeydik’ diyorlar.

Dört yıl sonra sende onlar gibi olmayasın.

Benim lafımı dinleme ama etrafına kafası çalışan birkaç adam al.

***

Arkadasım Ferudun’u harca, Rasim’i pazifize et, Mansur’dan gözlerini ayırma demiyorum.

Aksine Ferudun’un yolsuzluklara müsaade etmemesi senin için büyük şans ama kişisel hırslarını ve nefretlerini Belediyeye sokmasın. Zararını sen görürsün.

Rasim kardeşimdir, Allah için severim. Heyecanı ve hayalleri olması çok güzel lakin izlediği yol yanlış. Benim gibi sende üzülürsün. Uyarmak sana düşer.

Mansur Şen’le haliyle bir anlaşma var, dışına çıkamazsın biliyorum. Sana faydası oldu mu, inkar edemem oldu. Yine olur. Söyle ona, insanları ayırmasın, birilerinin işini yaparken, birilerini düz duvara çıkartmasın.  

***

Velhasıl Başkanım;

Biliyorum işin zor.

Belediye Başkanlığı Milletvekilliğine benzemiyor.

Kodlandığın siyasetle peynir gemisi yürümüyor.

Emin ol İstanbul’dan getirdiklerinle hiç yürümez.

Yapacağın ilk iş onları bir an önce geri göndermen.

Danışacaksan, Alalattin Yılmaz’ın elinden zor bela kurtardığımız İzzet Baysal Caddesinde Çınar ağaçlarına danış.

Gölcük’te ki çamlara danış,

Aladağın boklu deresine, At Yaylasının burnukızıl eriğine danış,

Ama onlara danışma.

Onlar benim patatesimin kokusunu bilmez.

Dağlarımı saran sise, karakışta yüreğimi parçalayan ayazıma dayanamaz onlar.

Onlar Asiye Halamın gözyaşlarını silemez.

Anlayacağın;

Yüreğinde sevda olmayanla bu yol yürünmez.

***

Sevgili Başkanım;

Biliyorum fazla uzattım.

Sen şimdi okurken sıkılırsın.

Ergin’e okutursun diyeceğim ama sonuna geldik.

Bu uyarıyı başta yapmalıydım.

Karadenizlilik işte benimde aklıma şimdi geldi.

(Gel ki O, çıktıyı alıp sana koşmuştur!)

Kusura bakmayasın.

74 gün sonra büyük bir hasret ve özlemle koştuğun Cuma namazlarında ki dualarında bizleri de unutmayasın!

Son olarak;

Asiye Halayı tatlı vaatlerinle, sözlerinle kandırma.

Sonrasında çok üzülüyor.

Kal sağlıcakla...

(1)   Muncur: ‘Karadeniz bölgesinde yüzün, dudak ve çene kısmını kapsayan bölüm’

  

  

 

 



Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
DİĞER HABERLER

Son Yorumlar
Recep eset
Kurallara uyarak antraman yapalım saglıgımız herşerden önce gelir
Deftere Yaz
Ziyaretçi Defteri
Düşünce ve Önerilerinizi bizimle paylaşın.
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"Bolu Havadis | http://www.boluhavadis.net/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2019 - 2020