BAŞKANLIĞA EVET ANAYASAYA HAYIR!

BAŞKANLIĞA EVET ANAYASAYA HAYIR!

Başkanlık hantal siyasetten ve bürokrasiden kurtulmak için bir fırsat olmalıydı.

20 yıldır bunu savunduk.

Önce nasıl bir kız hayal ettiğimiz anlatalım ki, şimdi evlendirilmek istendiğimizle aradaki farkı daha iyi anlayalım.

***

Başkanlık sistemi güçler ayrılığını da beraberinde getirmeliydi.

Bağımsız ve özgür bir yargı, ki en önemlisi de buydu…

Yürütmeden ayrı denetleme yetkisi güçlendirilmiş bir yasama,

Siyasi çıkarlardan uzak Başkan’ın emrinde bir yürütme…

Ülkemizin içinde bulunduğu durumun en güzel çıkış yoluydu.

Oldu mu peki, olmadı…

***

  

Yani demem o ki;

Siyasetten uzak, tamamen kendi içinde seçim yapan bir yargı düşünün.

Onun veya bunun adamı olmadan cumhuriyetin savcılarından ve Yüce Türk Milleti adına karar veren hakimlerden oluşan… (ilerleyen satırlarda bu konuya geniş şekilde değineceğiz)

Milletvekilleri, iktidar rantından uzak Milletin Meclisinde, kanun yapma ve denetleme yetkileriyle sürekli devlet için çalışacak.

Hükümeti denetleyecekler ve kanunları düzenleyecekler.

İktidar Milletvekilleriyle, muhalefet arasında bir ayrım olmayacak.

İktidar rantı olmayacağından, müteahhitlerin, iş adamlarının olmadığı, ülkesi için çalışan, birikimli vatanperverlerden oluşan bir Meclis…

Başkan’ın kontrolünde siyasetin dışından seçilen bir kabine ve yüksek yetkilerle donatılmadan sadece ülkeyi yönetmekle görevlendirilmiş bir Başkan…

İşte böyle bir Başkanlık sistemine 20 yıldır EVET diyorum…

***

Gelelim anayasa değişikliğine;

Daha önce defalarca dile getirdim, ‘HSYK seçimlerinde sadece yargı değil cumhuriyet kurtulmuştur’ diye.

Bu başlık altında kaleme aldığım birçok yaz var. Merak edenler arşivden okuyabilirler.

Açarak devam edelim.

Havadis gazetesi olarak HSYK seçimlerine bizzat müdahil olduk. Birçok haber yaptık.

Bu topraklarda yaşayan herkesin, başta HSYK Başkan vekili Mehmet Yılmaz olmak kaydıyla tüm Yargıda birlik platformu yöneticileri ve üyelerine vefa borcu vardır.

O dönem verdikleri mücadeleye yakinen şahidim…

Bu vefa borcuna yerel anlamda, ülkem adına Cumhuriyet Savcımız Adnan Gümüş ve Başsavcımız Necip Topuz Bey’i de eklemezsem haksızlık yapmış olurum.

Ogün vatan ve yüce Türk yargısının geleceği adına bir araya gelen bu değerli yargı mensupları seçimi kazanamasaydı, Fetullahçı yapılanmanın 15 Temmuz darbe girişimine gerek kalmadan, ülkeyi nasıl ele geçirdiğine şahitlik edecektik.

Seçimlerin kazanılmasının ardından, hiç vakit kaybetmeden çalışmalarına başlayan HSYK, Fetullahçı yapılanma konusunda doğru düzgün ve ciddi bir şekilde çalışan tek kurumdu.

Yani diğerleri gibi denge gözetip 15 Temmuz’a hazırlıksız yakalanmadılar.

Tüm hazırlıklarını risk alarak, cesaretli bir şekilde tamamladılar.

Ve 16 Temmuz sabahı 2 inci kez bu toprakları ve cumhuriyeti kurtardılar.

Eğer 16 temmuz sabahı, hatta 15 Temmuz gecesi o tutuklamalar yapılmamış olsaydı, ülkemizi bir iç savaş bekliyordu.

Bir taraftan FETÖ’cüler gözaltına alınırken, diğer taraftan Ak Partililer ve bizler gözaltına alınarak büyük ihtimalle ülke büyük bir kaosa sürüklenecekti.

İkiye bölünmüş bir yargı ve ikiye bölünmüş bir emniyetle büyük bir çatışmanın içinde kalacaktık.

***

İşte bu yüzden HSYK üyeleri ve Yargıda Birlik Platformu bu ülkenin kahramanlarıdır.

Bu yüzden o yapıyla çok fazla uğraşılmadan vefa borcu ödenmelidir.

Siyasi fikir ve düşüncelerini bir kenara bırakarak, vatan adına, devlet adına FETÖ ile en büyük mücadeleyi veren bu insanlar tek kalemde silinmemelidir.

***

Yıllarca söyledik,

Devletin adaletiyle oynamayın, yargıyı bağımsız ve özgür bırakın.

Bağımsız yargısını oluşturamamış devletlerde güzel bir gelecekten bahsetmek hayalcilikten öteye gidemez.

(Devam edecek…)

Yorum yazın

UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
29OCA2017