Gazeteci veya yazar şehrin hafızasıdır.
Diğer arkadaşlarımız, kimden kaç para aldığını veya alamadığını hafızalarında tutarken, biz boş işlerle(!) beynimizi yoruyoruz.
***
Dişlerimi sıka sıka, dişlerimden oldum.
Artık yemek yiyemeyecek hatta nazlı yarı ısıramayacak duruma gelince soluğu dişçide aldım.
Çekilen film sonrası doktorların umutsuz bakışları karşısında ortamı yumuşatayım dedim.
‘Hocam belli ki bu ağız ömrünü tamamlamış, kentsel dönüşüme sokamaz mıyız dedim.
Baktım ki kentsel dönüşümle ağzı kurtaramayacağız;
‘Ne yapalım hocam, bari bu ağzı kapatıp başka bir yerden yeni ağız açalım…
Anlaşılan uzun bir süre öpüşmek dahi yasak!
Geçelim…
***
Şehrin hafızası demişken, Çap meselesi Başkan Yılmazın geçmişte sıkça kullandığı bir ifadeydi.
Kendisini anlamadığını düşündüğü veya öyle sandığı kişiler için;
‘Bunların çapı bu kadar der işin içinden çıkardı.
O günlere geri dönmeyi düşünmüyorum.
Lakin yıllardır Belediyede ki asıl sorunun bu çap meselesi olduğuna inanıyorum.
Harcanan o paraların karşılığında böyle bir şehrin ortaya çıkmasını başka nasıl anlatabilir.
Siz Başkan yardımcılarını ve kısım müdürlerini seçerken liyakata bakmazsanız, Milletin parası heba olup gider.
***
Karaçayır Parkı henüz proje aşamasında,
Zeki Gürel Hocamız, Makedonyaya gitmemiş, Havadiste köşe yazarlığı yapıyor.
Karaçayır Parkının projesini konuşurken;
‘Mehmet Belediyeye teklif edelim, burası yaşayan Köroğlu Parkı olsun. İçinde Köroğlunu, Ayvazı, diğer kahramanları yaşatalım. Cep sinemaları olsun. Destanlar canlandırılsın. Türk Dünyasını buraya toplayalım. Parkın başından giren çıkışa kadar Köroğlunu tanısın ve yaşasın dedi.
O dönemler bunu haber yaptık.
Belediyeden yaşan bir Köroğlu Parkı yapmasını istedik.
Bir gün Başkan Yardımcısı Emine Davarcıoğlu gazeteye geldi.
Meramı Alaaddin Beyle aramızı düzeltmekmiş.
Bugün ki fikrimiz gibi o günde aynısını söyledik.
Bizim kimseyle aramız kötü olamaz. Hele şehrin Belediye Başkanı, Valisi veya Vekilleriyle kötü olma gibi bir lüksümüz yoktur. Biz gazeteciyiz. İnandığımız yolda doğruları yazar, yanlışları eleştiririz. Biz gazeteciliğimizi adam gibi yapıyoruz. Onlarda işlerini adam gibi yapsınlar…
***
Konu dolup dolaşıp Belediyenin yaptığı projelere gelmişti.
Bir çok konuda eleştirilerimizi yapmıştık.
Son olarak da konuyu yaşayan Köroğlu Parkına getirmiştik.
Emine Hanım;
‘Ne olacak ismi ha Köroğlu olmuş, ha Karaçayır, ne fark eder demişti
Şaşkınlıkla yüzüne bakıp;
‘Siz benim anlattıklarımdan isminin Köroğlu Parkı olmasını istediğimizi çıkarttın demiştim
Başta söyledik ya çap meselesi.
***
Aradan 7 yıl geçti.
Belediye Köroğlu Parkı yapıyor.
Köroğlunu orada yaşatacak.
Geçte olsa ne demek istediğimizi anlamışlar.
İnşallah nasıl yapılacağını da anlamışlardır.
***
Erken seçim kararı ilimizdeki siyasilerin tüm planlarını alt üst etti.
Bu işten en zararlı Tanju Özcan ve Fehmi Küpçü çıkacak gibi.
Ercoşkun konusunda kesin konuşmamalı.
Teşkilatın gazabına uğrar mı?
Yoksa bu engeli aşar mı? Bilinmez.
Lakin görünen gerçek;
Yeni yüzlere, temiz insanlara, en azından kendi çıkarlarından önce Boluyu, vatanı düşünen siyasilere ihtiyaç var.
Hadi hayırlısı…








