Türkiye Cumhuriyeti’nin yetiştirdiği bir bilim insanı…
Ülkemin orta yerinde Taksim’de;
Suriyeli bir patronun yanında, kaçak olarak çalışıyor.
Suçu; Kurum kararıyla, aleyhte tanıklık ve meslekten ihraç.
Başka bir suçu var mı? Yok.
FETÖ’yü büyüttüğünüz, aziz ilan ettiğiniz Üniversitelerde, kurumlarda, FETÖ sayesinde Dekan olmuş, Rektör olmuş, Müdür olmuş kişilere;
‘Bize kurumunuzda ki FETÖ’cüleri bildirin’ talimatının gereği.
Bir diğerine geçelim.
***
Yıl 2014
Fakülteye çıkıyorum.
Çıkmışken ülkücü kardeşime de uğramadan olmaz.
Selam verip içeri giriyorum.
İri cüssesiyle bedeni mi sarıyor.
‘Hoş geldin kardeşim, hayırdır’
‘Hiç’ diyorum, ‘Dekan Bey’in çayını içtim sana selam vermeden gitmek istemedim’
Kızıyor; ‘O şerefsizin çayını niye içersin, gel burada kardeşinin çayını iç’
Mahcup oluyorum.
***
15 Temmuz gerçekleşiyor.
Hepimiz büyük bir şok içerisindeyiz.
Kim alınıyor, kim tutuklanıyor takip edemiyoruz.
Günler geçiyor.
Cadde de rast geliyoruz.
Görmeye alışkın olmadığım şekilde yüzü çökmüş, sakalları uzamış.
O güçlü kollarında derman kalmamış.
‘Hayırdır kardeşim’ diyorum.
‘Gözaltına alındım, 19 gündür nezaretteydim’ diyor.
Güçlü olmaya çalışıyorum.
‘Sağ olsun savcılık serbest bıraktı. Düzgün insanlarda varmış’ dedi.
‘Suçun neymiş’ dedim üzüntüyle;
‘Aleyhimde beyan varmış, giden Dekanın samimi arkadaşıymışım…’
2014 yılına gidiyorum;
‘O şerefsizin çayını niye içersin, gel burada kardeşinin çayını iç’
Sözleri geliyor aklıma.
Kahroluyorum.
***
Aylar geçiyor;
Dediği gibi düzgün insanlar çıkıyor ve
‘Savcılıktan takipsizlik kararı geliyor’ ama
Bu ülkenin yetiştirdiği benim ülkücü kardeşim, ülküye sevdalı kardeşim;
‘Şerefsiz dediği adama yakınmış diye verilen beyanla ihraç ediliyor.
Hala ihraç;
Yüreğinde sevdasını sakladığı Ülküsüyle ayakta durmaya çalışıyor.
Bileklerinin gücü yerine gelmiş ama yüreği hala kırgın, kan damlıyor.
***
Adamı olan, siyasi gücü olan, sanık olarak yargılansa da,
Veya aynı durumda olsa da,
Görevine devam ediyor.
Benim kardeşim, yüreğinde ülküsü elinde takipsizlik kararı geri döneceği günü bekliyor.
***
Başa dönelim;
Türkiye Cumhuriyeti’nin yetiştirdiği bir bilim insanı…
Ülkemin orta yerinde Taksim’de;
Suriyeli bir patronun yanında, kaçak olarak çalışıyor.
Suçu; Kurum kararıyla, aleyhte tanıklık ve meslekten ihraç.
Başka bir suçu var mı? Yok.
FETÖ’yü büyüttüğünüz, aziz ilan ettiğiniz Üniversitelerde, kurumlarda, FETÖ sayesinde Dekan olmuş, Rektör olmuş, Müdür olmuş kişilere;
‘Bize kurumunuzda ki FETÖ’cüleri bildirin’ talimatının gereği.
***
Şimdi bu ilin Valisine, Milletvekillerine, Rektörüne soruyorum;
Ben bu ilde gazetecilik yapan birisi olarak, bunları düşününce;
Bu haksızlıklar aklıma geldikçe, uykularım kaçıyor, uyuyamıyorum.
Siz uyuyabiliyor musunuz?








