“Başkanlık sisteminin ortaya çıkışı bir özentinin sonucu ya da Amerikan emperyalizminin bize bir tavsiyesi.” Recep Tayyip ERDOĞAN – 1993
“Hedeflenen Başkanlık Sistemi Değil Başkancı Sistemidir.” Devlet Bahçeli – 2016
“Oturmuş, teamülleri yerleşmiş parlamenter sistemi yıkmak ve başkanlık kılıfıyla diktatörlüğe geçmek yenilikse, bırakın eskiden bakalım.” Devlet Bahçeli – 2015
“Erdoğan ve Öcalan başkanlık sisteminde söz kesmiş, bölücü çevrelerden gelen mesajlar da bunu doğrulamıştır.” Devlet Bahçeli – 2015
“Ankarada başkanlık falı açanların, partili cumhurbaşkanlığı olsun diyenlerin bereketsizlik ve beceriksizliği ortada.” Devlet Bahçeli – 2016
“Erdoğan başbakanken de cumhurbaşkanıyken de çift başlılıktan şikayetçidir. Çünkü sözünden başka söz söylenmesini kaldıramamaktadır. Devleti aile şirketi gibi yönetmek istemiştir. Her gittiği devletin yönetim sistemine özenmiştir. ABD’ye gidip onların sistemini övmüştür, Meksikaya gidip yine Meksika’daki sistemi övmüştür, Fransa ziyaretinde ise Fransız tarzı başkanlık sistemini övmüştür. Allah’tan şu sıralar Kuzey Kore’ye gitmemiştir yoksa Türkiye’nin geleceği kapkara olmaktan kurtulamayacaktır.”Devlet Bahçeli – 2015
***
Yukarıda yazanlar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin belli zaman aralıklarında başkanlık sistemi hakkındaki yorumları.
Bugün neden başkanlık sistemine bu denli sarıldılar merak konusu ancak bir gerçek var ki Türkiye’nin sistemini temelinden değiştirecek bu mesele tek adamcılıktan başka bir şey değil... Referanduma gidecek olan bu sistemi eleştirenlerin karşısına Atatürk’ü ve tek partili sistemi getiriyorlar. Ancak bilinmesi gereken bir şey var ki Atatürk, hilafeliği ve saltanatı kaldırarak demokrasiye geçiş yapmış ve tek partili sistemin ardından çok partili hayata geçiş yapılmıştı yani tek adam sistemi çoktan bitmişti. Bugünse aksakta olsa uygulanan demokratik çok partili sistemin yerine partili cumhurbaşkanlığını içeren bir anayasa getirilmek isteniyor. Ülke darbe girişimini atlattıktan 6 ay bile geçmeden durduk yere tutturulan bir başkanlık sistemi meselesi gündeme getiriliyor ve OHAL uzatılmışken seçime gitmekten bahsediliyor. Bu karmaşanın içinden bir seçim galibiyeti yaşanmak isteniyor. Bana bunların hiç biri makul gelmiyor.
Şuan gündemde olan bir diğer konu ise AKP ve MHP’nin referandum kampanyasında birlikte miting yapacağı... AKP iktidarına 2002 yılından bu yana karşı çıkan, terörle mücadele konusunda hassasiyet gösteren MHP seçmeninin bu fikre nasıl yaklaşacağını merak ediyorum.
Sanmıyorum ama diliyorum ki en yakın vakitte hem Erdoğan, hem AKP&MHP bu hevesten vazgeçer ve Türkiye’nin gerçek sorunları üzerinde de bu denli sağlam bir koalisyon kurarlar....








