KIBRIS BİZİ SEVER Mİ ? - 3-

Kıbrıs Türkünün çıkmazı Kara propaganda.

Halit Temel.

1974 yılında şu anda Rum tarafında kalan Türk köyü  Bafda yaşarmış.

Savaş başlayınca nişanlısı Afet hanımla beraber dağlardan Mağusa bölgesine kaçmışlar.

Katıksız bir Türk Milliyetçisi ve Atatürk sevdalısı.

Alpaslan Türkeşin Kıbrıslı olmasından gurur duyduğunu ifade ediyor.

Dünyaya ve olaylara bakışında milli şuurun etkisi kendini hemen hissettiriyor.

Ancak milli şuura rağmen, iyi ve kötü olana kimden gelirse gelsin tepki koyabilen bir karakterin sahibi.

Uzun yıllar Mağusa limanında TIR nakliyeciliği yaptıktan sonra, DAÜ-Doğu Akdeniz Üniversitesin- den makam şoförlüğünden emekli olmuş.

Türkiyeden üniversiteye gelen pek çok Hoca, devlet yetkilisi ve özel misafirlere de mihmandarlık yapmış.

Ankara üniversitesinden gelen hukukçu bir Profesör (İsmini vermek istemedi) yolda sohbet ederken Kıbrısta oluşan Türkiye kökenlilere tepkinin! nedenini sormuş.

Verdiği cevap hem sosyolojik bir dramı, hem de insanımızın bazen ahlaki kuralları fütursuzca çiğnerken nasıl bir toplumsal yara açtığının farkına varamadığını orta yere koymuş.

‘Hocam hepimiz aynı milletin birer ferdiyiz. Siz Türkiye de yaşarsınız, biz Kıbrısta. Ama ikimizde Türküz. Bizim sevincimiz de birdir kederimizde. Siz zannediyor musunuz ki 1974te Türk askeri aslında gelip bizi kurtardı ! Hayır bizim Türk milleti ve Türkiye için verdiğimiz mücadeleye yardımcı oldu. Bir anlamda Türkiyenin menfaatleri için Kıbrıs Türkü ve Türkiye ele ele mücadele etti.

Düşünebiliyor musunuz!

Kıbrısın bir Yunan adası olması Türkiyenin başına ne felaketler açar?

Çık Beş parmak dağlarına elini alnına koy karşısı Mersin. Biraz sola dön Antalya.

Buralara yerleştirilecek füzeler söylerimsiniz!  kaç saniyede Türkiyeyi vurmaya başlar.

Savaş sonrası füze temellerinin hazırlandığı da zaten tespit edilmişti.

İşte biz bu düşünce içerisinde bir avuç Türk, cani Ruma karşı yıllarca Türk varlığını koruduk ve nihayet Türkiye geldi 80 milyonluk güçlü bir devlet olduk.

1974 yılında Asker Adaya gelince bütün Kıbrıs Türkleri evlerini, sofralarını, kucağını açtı.

Bağırlarına bastı. Çocuklarını yerde yatırdı yataklarını askerlere verdi.

Ve en önemlisi Kızlarını evet kızlarını verdi. İstedi ki bu askerler burada kalsın, onlara can yoldaşı olsun. Bunun için hiç çekinmeden, sormadan, soruşturmadan kızlarımızı Türk askerlerine verdik. Yüzlercesi evlendi.

Sonuç ne oldu biliyor musunuz?

Tezkere aldıktan bir müddet sonra bir bahane ile Türkiye ye döndüler ve bir daha da geri gelmediler.

Ne geride bıraktıkları çocuklarını sordular, ne kadınlarını.

Bir kızımız kalktı peşinden gitti kocasının. Antepliymiş.

Günlerce sordu, araştırdı ve sonunda resmi makamların yardımıyla buldu köyünü.

Gitti ve karşısına bir kadın iki çocuk çıktı. Biz onun ailesiyiz. Size geri gelemez. Gidin buradan dediler.

Hadi bizim yerinize kendiniz koyun ve siz karar verin. Bakın Türk demiyorum.

Bu tür insanı siz sever misiniz?  

Mesele Türk meselesi değil. İyi insan olma meselesidir.

Türkiye den gelenler bize siz dinsiz olmuşsunuz dediler.

Yahu Güneydoğudan gelen bir adam öz kızına tecavüz etti burada.

Ada da ilk defa şahit olduk böyle bir şeye.

Müslüman adam bırakın kızını tecavüz eder mi?

Türkiyede üç beş ay yatıp çıkar. Bizim mahkemeler tam 25 yıl hapis cezası verdi.

Bizim kapılarımız kapanmaz, pencerelerimiz kapanmaz, malımız, eşyamız açıkta durur.

Gidin sorun bakalım polis idaresine hırsızlık vakalarında suçlu kim çıkıyor.

Çek senet işini kim yapıyor.

Mafya işini kim yapıyor.

Kadın dövme, taciz ve tecavüz suçluları içerisinde bir tane Kıbrıs Türkü var mı?

Hocam hadi siz cevap verin gerçekten kim kimi sevmiyormuş?

***

Bu haftaki yazıyı bitirmeden 10 Kasım da şahit olduğum bir anekdotu aktarmak isterim.

10 Kasım Törenleri yapılırken iki tank Mağusa sokaklarına Türkiye ve K.K.T.C bayrakları asılı halde ilerliyor.

Dövmecilik yapan bir genç kızımız cep telefonuyla heyecanla çekim yapıyor.

Ne için çekiyorsun diyorum?

Onlar bizim gururumuz, güvencemiz abi diyor.

Biz Türküz düşmanımız çok. Onlar olmasa Rumlarla savaş bitmezdi.

Allah onları korusun.

Haftaya son yazı.

Kıbrısta devlet yapısı, Atatürk sevgisi, İslama bakış Ekonomik hayat, Rumlara ve Avrupa birliğine bakış.

Yorum yazın

UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
28OCA2018