KIBRIS BİZİ SEVER Mİ?  -1-

KIBRIS BİZİ SEVER Mİ? -1-

Ocak 2016 tarihinde TRT de ÖTEKİ GÜNDEM programında Türk tarihi cahili mezhepçi, cemaatçi zihniyetin etkisinde kalan sunucu kızımız ısrarlı şekilde ŞAH İSMAİL’i İran hükümdarı olarak tanıtmaya çalışınca, Tarihçi TUFAN GÜNDÜZ’ün tepkisi karşısında afallamış ve

‘Ne yani hocam Şah İsmail Türk mü? Bizden mi?’’ sorusuna Tufan Gündüz ;

‘Elbette bizdendir, Türk tür ve Türk tarihinin saygın isimlerindendir’ cevabını vermişti.

Yıllardır Azerbaycanlı Türkler kendilerine ‘Azeri’ denmesine her ortamda tepki göstermelerine ve

‘Biz Türk’üz, bize Azeri demeyin’ ikazlarına rağmen yaratılan algıyı kıramamaktadırlar.

***

1974 savaşıyla yeni bir devlet olarak dünya sahnesinde yerini almaya çalışan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti boğuştuğu onca problemler yetmiyormuş gibi birde Türkiye de oluşturulan;

‘Kıbrıslılar bizi sevmiyor’ algısıyla uğraşıyorlar.

Adeta gizli bir el Türk milletini yalnızlaştırmak ve akraba devletlerle ilişkilerini yok etmek için maharetle çalışmakta, maalesef pek çok insanımızda buna yardımcı olmaktadır.

***

Osmanlıdan itibaren Yıllarca kendi kaderine bıraktığımız bir avuç Türk, Kıbrıs’ta mevcudiyetini koruyabilmek, dilini, dinini, örfünü yaşatabilmek için, Rum’a, Yunan’a, İngiliz’e karşı amansız mücadeleler etmiş ve çoluk çocuk, yaşlı, kadın pek çok şehit vermiştir.

1972 yılı.

Kıbrıs’ın İnönü köyünde Mehmet Pehlivanoğulları askerdir.

30 asker arkadaşıyla birlikte Rumlar bir kötülük yapmasın diye komşu köyleri denetime çıkarlar.

Sadece başlarında ki çavuşta tabanca vardır. Diğerleri tamamen silahsızdır.

İnönü köyünü dışarı çıkar çıkmaz iki Rum askeri aracı önlerini keser ve makineli tüfekli Rum askerleri tarafından esir alınırlar ve Dörtyol Rum karakoluna götürülürler.

Haber köye ulaşır.

Türkler meydanda toplanır ve Türk karakoluna giderler.

Karakol komutanı, sakin olmalarını söyler ve Rumları tahrik ederek daha fazla gerginlik yaratmadan diplomatik yolla çözüm bulalım der.

Babayiğit Kıbrıslı Türk Hasan, komutanı göğsünden iter;

‘Geri çekil be, Rum’un garşısında gorkak tavşanmıyık ki gidip ona yalvarak’der ve karakola girip içerde ne kadar tüfek varsa alıp köylülere dağıtır.

Köylülerin yarısı tüfekli yarısı kazma kürekli çıkarlar yola (Magusa-Lefkoşe yolu) ve ne kadar Rum, İngiliz aracı geçiyorsa hepsini esir alıp köye gönderirler. Bu esnada iki araç arka arkaya gelmektedir.

Aracın birinde Rum milletvekili, diğer araçta ise Milletvekilinin hasta kızı bulunmaktadır.

Rum Milletvekilinin aracı hızla tarlalardan kaçar. Arkasından ateş edilmesine rağmen kurtulur. Âmâ kızının aracını Türkler esir alırlar.

Türkler 30 arkadaşlarına karşılık o gün 300 Rum ve İngiliz’i esir alırlar.

Rum milletvekili durumu hükümetine bildirir ve Rum hükümeti de RAUF DENKTAŞI beyi arar.

Yapılan görüşmeler neticesinde önce Esir TÜRKLER köyüne ulaşır, daha sonra 300 Rum ve İngiliz serbest bırakılır.

Bu olayı niçin anlattım.

Mesele Türk’se, onun vatanı ise, dini ise, bayrağı ise, ister Anadolu da olsun, ister dünyanın başka bir yerinde olsun TÜRK ÇILGIN’dır ve iyisiyle de, kötüsüyle de bizimdir.

Haftaya devam.

Yorum yazın

UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
15EKİ2017