2000 Yılı.
Ekonomik krizin kasırga gibi herkesi ve her kurumu alt üst ettiği günler yaşanırken İstanbul’da demir toptancılarının iş merkezi olan Perdem Saç Plazada bir dram yaşanıyordu.
Yılların iş adamı ve piyasanın sevilen ismi S.. bey elinde kalem kağıt durmadan hesap yapıyordu.
Dolar bazlı aldığı demirleri, Türk lirasına bağlı iç piyasaya vadeli olarak satmış.
Kriz nedeniyle doların ani artması, borçlarının da aynı oranda artırmasına karşılık alacakları Türk lirası cinsinden olduğu için sabit kalmış ve iflas durumuna düşmüştü.
Yazıhanesinden oldukça üzgün ayrılarak evinin yolunu tutmuştu.
Eşine yemekten sonra pencere önünde karşı karşıya kahve içerken durumu özetlemiş.
Bir İstanbul hanımefendisi olan eşi yavaşça kalkıp yatak odasına geçmiş ve bir müddet sonra bir çanta ile geri gelip ve eşinin önüne çantayı koyarak;
‘Bak bey biz şerefimizle ve namusumuzla yaşadık. Sen alnının akıyla çalışıp helal para kazandın. Bu ticarettir. Kazanmakta helal, kaybetmekte. Senden bir tek ricam var. Bu çantada bütün ziynetlerim, araba anahtarım, ve tapularımız var. Lütfen neyimiz varsa sat sav borcunu öde ama sakın kapımıza bir alacaklı getirtme. Kimseyi arkandan konuşturtma.’
Ertesi gün S .. bey borçlu olduğu tüccarları telefonla arayarak yazıhanesine davet etti.
Durumu özetledikten sonra masanın üzerine çantayı koyarak;
‘Bu çantanın içinde tapularım, arabalarımın anahtarları, karımın ziynet eşyaları ve bazı menkul değerler var. Lütfen aranızdan bir temsilci seçin bunu hepinize alacağınız oranında pay etsin.’
Herkes şaşırmış bir halde birbirlerine bakıyordu.
Sektörün ''akil adamı'' Kardeşler Galvanizin sahibi Hüsnü bey'e gözler çevrildi ve onun konuşması beklendi.
Hüsnü bey yılların olgunluğuyla gözleri hafif yaşarmış halde;
‘Yirmi yıllık dostum S.. Bey'e de ancak böyle bir davranış yakışırdı.Bizim bütün alacaklarımız açık hesap. Yani ne bir çek, ne de bir senet var. Ama biz namusuna, şerefine kefil olduğumuz insanlara açık hesap mal veririz. S..Bey bu borçları inkar etseydi kimsenin yapacak bir şeyi olmayacaktı. Bu haysiyetli ve onurlu davranışa karşılık ben diyorum ki, S..Bey kardeşim, sen bu piyasanın adamısın. Herkes seni bilir ve tanır. Tapunda kıymetli eşinin ziynetleri de sende kalsın. Sen nasılsa kazanır ve borçlarını ödersin. Bizim senden şu an için alacağımız hiçbir şey yoktur.’
Hüsnü beyin sözleri bütün alacaklı tüccarlar için bir kılavuz olur ve kimse çantaya el uzatmaz. Tabi bir kaç yıl sonra da herkes alacağını alır.
***
Sevgili dostlar geçen hafta ''Memleket bitti.'' başlığıyla ülkenin gelişimini gözlemlediğim kadarıyla anlatmıştım.
Vurgulamaya çalıştığım şey 85 milyonluk nüfusuyla muazzam kaynakları ve çalışkan insanları olan bu ülke asla batmaz.
Battı yaygarası yapmak da kimseye fayda sağlamaz.
Hele hele muhalefet partilerine asla fayda sağlamaz.
Ancak bu ülkede borcuna sadık olmayan, ticari ahlakı yozlaşmış, borcunu ödemekten çeşitli hilelerle kaçınıp mağdur insanlar yaratarak güven ve iyi niyet gibi toplumun bir arada yaşama çimentosu olan hassasiyetleri genel anlamda 'namuslu olma '' erdemini yok edersek önce toplum, sonra ülke çöker.








