İstanbul, 2000’li yılların başı;
Kafası benim gibi sonradan çalışmayan dostumla muhabbetteyiz.
Konu;
İstanbul’un tepelerine kocaman direklere dikilen kocaman TÜRK bayrakları…
Bu topraklar 550 yıldır TÜRK toprağı, bu bayraklar nereden çıktı? diye soruyorum.
‘Bak Mehmet’ diyor.
Bizi cambaza baktırıyorlar. Yani bu bayraklara baktırıp,
Türklüğe, Türkçeye yapılacak ihaneti görmemizi engelleyecekler’ diyor.
Öyle de oldu.
Biz kocaman bayraklara bakıp dururken;
İstanbul’da tüm tabelaların gavurlaştığını, Türkçe’nin kaldırıldığını,
Türklüğün yok edildiğini göremedik.
***
Şimdi birileri durup dururken ve geçmişinde, fıtratında yokken;
Vatanı, bayrağı, Milleti dilinden düşürmüyorsa
Ve
Herkesten çok Milliyetçi oluyorsa, emin olun ki vatan büyük bir tehlike altındadır.
Tıpkı diğerlerinin bir anda Müslüman olduğunu hatırladığı gibi.
Peki ne mi yapmalıyız?
Önce içerisinde İslam’ı ve Türklüğümüzü yaşayabileceğimiz vatanı bi kurtaralım,
Gerisini sonra hallederiz.
***
Hararetli bir şekilde tartışıyorlar.
Aralarını bulmazsam kavga çıkacak.
‘Ekin para etmedi, kredileri ödeyemiyorum’ diyor.
Hacı amca başka kafada;
‘Olsun tünel yaptılar’
Kızım okulu bitirdi atanamıyor, tezgahtarlık yapıyor?
‘Olsun, yol yaptılar’
Alım gücümüz bitti, dış borç ortada, döviz aldı başını gitti’
‘Olsun, apartman yaptılar’
‘Suriyeliler gelmiş patron olmuş, oğlum yanlarında işçi olarak çalışıyor, diğer oğlum şehit oluyor’
‘Olsun İHA yaptılar, silah yaptılar’
Tarımı öldürdüler, İsrail tohumuyla toprağı bitirdiler, et yiyemiyoruz, hasta olduk hasta.
‘Olsun hastane yaptılar’
Patates 4 lira, soğan 5 lira, açım aç.
‘Olsun köprü yaptılar’
Genç adam dayanamıyor;
‘O köprünün ayakları girsin …’
Araya giriyorum,
Yapmayın, hiç yakışmıyor mu? diyecektim ki,
Hacı amcada hiddetleniyor;
‘Yok ananın a…’
Hacı amcaya dönüyorum.
‘Amcam orası Dünyanın başı, başlangıç noktası,
Şimdiyse bize Dünyanın sonunu vadediyorlar…’








