RUHLARINI DA MUTLU EDİN!

RUHLARINI DA MUTLU EDİN!

2000’li yılların başı,

Rize'deyiz.

Şehirden kaçıp, kafa dağıtmanın peşinde;

Hopa'da bir barda renkli ışıklar altında,

Tarkan'ın şımarık müziğiyle şımarıyoruz.

***

Ülkesinden binlerce kilometre uzakta,

Karadeniz’in küçük bir kıyı kasabasında,

Küçük bir otelin,

Küçük bir diskosunun,

Küçücük sahnesinde;

10 larca Rus kadını.

Kendilerinden geçercesine dans ediyorlar.

Arkadaşım tecrübesinin rahatlığıyla sordu;

'Hangisini istiyorsun!'

İncecik ayak bilekleriyle, bir ceylanın bahar çiçekleri arasında sekmesi gibi o kadar güzel dans ediyorlar ki,

Ayırmaya kıyamadım;

'Hepsini' dedim.

Masadakiler şaşkınlıkla yüzüme baktılar.

'Bize de bırak be Müslüman' dedi biri.

***

Neyse uzatmayalım.

Gelip yanıma oturdu.

‘Adın ne?’ dedim.

‘Sveta’ dedi.

Sonra gözlerime bakarak heceledi;

Si-ve-ta

Şımarık bir kız çocuğu şivesiyle;

‘Senin adin?’ diye sordu.

Mehmet dedim

'Aaaa Baltaci memet' deyip, derin bir kahkaha attı.

Yok dedim. O benim dedem.

Katerina ninen sana ne anlattı bilmem ama Dedem Baltacı iyi adamdı...

***

Sonra uzun sohbetlere daldık.

Yunus’u, Mevlana’yı, Gaspıralı’yı konuştuk.

İyi bir eğitim almış.

Sadece Türk değil tüm Asya ve Avrupa düşünürlerini tanıyor.

Hintli Aruna’dan bahsetmeye başladı;

'Güneş büyük bir bal damlasıdır' dedi.

'O zaman sende büyük bir güneşsin' dedim.

Küçük bir Karadeniz kasabasında,

Küçük bir otelin,

Küçük bir diskosunda,

Küçük bir masada,

Ülkesinden binlerce kilometre uzakta,

Güzel bir Rus kızı,

Kara-kuru bir Karadeniz uşağı

Birbirimize bakıp gülüştük.

***

Geç vakit oldu.

Alkolün etkisiyle yorgun bir halde;

‘Hadi odamıza çıkalım’ dedi.

‘Ben Rize'ye döneceğim. Sende bu geceyi boş geçirme başka masaya git. Rızkına mani olmayayım’ dedim.

Üzüldü, gözleri düştü;

‘Onlar verdikleri paralarla bedenimi mutlu ediyorlar.

Bu gece ruhumun mutlu olmasını istiyorum. Ne olur kıyma bana' dedi.

Yıllar geçti hala düşünür kendime kızarım.

Nasıl kıydım!

***

Şimdi basın camiasının geldiği durum budur.

İlimizdeki siyasilere de söyleyeceğim;

Bizim çocukların sadece bedenlerini değil,

Bazen ruhlarını da mutlu edin.

Kıymayın onlara.

Yıllar sonra benim gibi düşünür; üzülürsünüz!

Yorum yazın

UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
25EYL2018