Sevgili Başkanım;
Bu sana 3’üncü mektubum,
Ramazan araya girince içimden yazmak gelmedi.
Bu Ramazan ibadetleri biraz sıklaştırdım.
Hani o öpüp yemin ettiğin Kur-an’ın indirildiği ay ya, bu ay.
Bilirim senin için bu Ramazan zor olmuştur.
Koronadan dolayı tatile de gidemiyorsundur şimdi.
Allah bizim oruçlarımızı kabul etsin,
Sana da sabır versin.
Sayılı gün çabuk geçer.
***
Sevgili Başkanım;
Evdeki interneti kapattım.
Ofisten çıktıktan sonra sosyal medyayla bağım tamamen kopuyor.
Kafamı dinleyeyim istiyorum.
Bu sosyal medyada ki canlı yayınları izlemiyorum.
İşime de geliyor aslında,
Biliyorum ki izlersem gazeteciliğimden soğuyacağım.
***
Geçen gün Asiye Halanın yüzünde bi mutluluk sorma gitsin.
‘Hayırdır! Ali Dayımı rüyanda mı gördün’ dedim.
Şöyle kibirle yüzüme baktı.
‘Benim sayemde sende meşur olmaya başladun’ dedi.
Bülent’le yaptığınız programı seyretmiş.
Orada benim mektuplardan laf açılınca,
‘Asiye Halanın yeğeni Mehmet’ demişsin.
Çok hoşuna gitmiş. Keyfine diyecek yok.
***
Senden iltifatı alınca Burak’a sardı bu aralar.
Hani haksız da sayılmaz.
Şu son Meclis’te ihale için çekimser kaldılar ya,
Bizimki bu duruma çok kızmış,
Karşısına aldı beni, anlatmaya başladı;
‘Bak Memet uşuğum,
Bu Burak’tan siyasetçi falan olmaz.
Bunlara bi tek sen sahip çıkıyorsun, haberlerine sadece sen yer veriyorsun.
Bir kere eleştirdin, utanmadan çıkıp sana açıklama yapıyorlar.
Şimdi Tanju Özcan’ın farkını gördün mü? Adama neler yazıyorsun, hiç sesi çıkmıyor.
Ben sana diyorum bunlar nankördür. İyilik olmaz bunlara. Geçmişlerini bilmiyor musun? Alaaddin’le beraber Bolu’yu bu hale sokan bunlar değil mi? Bolu’ya bu kadar ihaneti bunlar yapmadı mı? Şimdi çıkmış; ‘yok projeyi görelim’ Görsen ne olacak. O beton binayı, o salak projeyi oraya sen dikmedin mi? O zaman neredeydin. Kafan biraz çalışsaydı o salak projeye karşı çıksaydın. Adamlar sizin yaptığınız saçma salak işleri düzeltmişler işte. Sanki görsen bir şey anlayacaksın’
Araya girmeye çalışıyorum.
‘Yapma Asiye Hala, olur böyle şeyler’ diyorum.
‘Olmaz uşuğum olmaz’
Sen Alaaddin zamanında sesini çıkartma, her türlü yolsuzluğa, hırsızlığa göz yum.
Sonra çık yok efendim projeyi görelim. Göremezsin kardeşim. Senin ne o projeyi nede diğerlerini görme hakkın yok. Sen çık 15 yıllık ihanetleriniz için bu şehrin kaldırımlarından, sokaklarından, ağaçlarından özür dile...”
***
Sözü değiştirmezsem sonu iyi olmayacak belli,
‘Sana fıkra anlatayım mı?’ diyorum.
Sen bi sus pakayim, ne fikrasi, otur beni dinle’ dedikten sonra, bağdaş kurup, elini omzuma koyuyor. Başlıyor anlatmaya;
Bak uşuğum; sayısalcılardan, teknik adamlardan siyasetçi olmaz.
Diycesun ki Ali Dayimda teknik adamdı.
He ama o ziraatçıydı, Rahmetli toprağa ağaç dikerdi, tohum ekerdi, bunlar gibi beton dikmezdi.
Toprağa fidan dikenlerle, beton dikenleri ayırmak gerekir.
Bunların kafası matematiksel çalışır,
İki kere ikinin sonucu her zaman dörttür. Başka sonuca ulaştıramazsın.
Hukukçular ise iki kere ikinin 5 olması için uğraşırlar.
Bu yüzden hukukçulardan iyi siyasetçi çıkar.
Ha bir hukukçunun iyi bir siyasetçi olması için iyi bir hukukçu olması da gerekmez.
Bak Arzu Hanım, iyi bir hukukçu değildi ama iyi bir siyasetçi.
Gazetecilere, yazarlara gelince,
Onlarda 2’yi tavşan yapıp, iki tavşanı birbiriyle çarpıp, aslan bulmaya çalışırlar.
Ama uşuğum, sen ne kadar uğraşırsan uğraş bu tavşanları aslan yapamazsın.’
***
Baktım söz bana geliyor konuyu başa aldım;
‘Öyle diyorsun da Rahmetli Erbakan’da teknik adamdı?’ diye soruyu yapıştırdım.
Asiye Hala elini omuzumdan çekip, arkasına yaslandı;
‘Uşuğum rahmetli Erbakan Kur-an Müslümanıydı, akılcıydı’ dedi.
‘Ya bunlar Hala, bunlar neyin Müslümanı?’
‘Bunlar cemaatçi, nakilci uşuğum, fazla yorma beni oruçlu oruçlu...’
***
Bende üzerine fazla gitmedim Başkanım,
Bakkaldan aldığım erzakları mutfağa koydum.
Tam çıkıyordum ki, arkamdan seslendi?
Tanju Başkana söyle;
İsmail’e, o çakir gözlü uşağa, bi da Ferudun’a
iyi baksun.
Onlarun sözlerini dinlesun.
Diğerlerine de dikkat etsun. Sistemi kurmaya başlamişlar oğa göre...’
***
İftara az kalmıştı detayları soramadım Başkanım!
Eve koşup sofrayı hazırladım.
Sen bilmezsin bekarlık, yalnızlık zor iş.
İnsan Ramazan da daha iyi anlıyor.
Asiye Hala öyle şeyler anlattı ki umarım yanılıyor.








