TANJU ÖZCAN'A 4. MEKTUP

TANJU ÖZCAN'A 4. MEKTUP

Sevgili Başkanım

Geçen gün, önceden aynı partide yoldaşlık yaptığınız, meslektaşın olan kadın Milletvekiline, Ziya Paşa’nın şu dizeleriyle seslenmiştim;

‘İdrak-i maali bu küçük akla gerekmez/Zira bu terazi bu kadar sıkleti çekmez.’

‘Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz/Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde.’

Sabahtan beri düşünüyorum sana hangi şiirle seslensem.

Hani serde Karadenizlilik var ya, saat 12’ye yetiştirmeliyim.

Bide düşün sabah kahvaltıyı Kamuran Avcı ve İlkay Bayrak’la yaptım.

Bi ara Gökhan Aydın’da uğradı, çay içip kalktı.

Sen rüyanda; Ferudun’u, Mansur abiyi görüyon,

Ben kahvaltıyı Kamuran, İlkay, Gökhan’la yapıyorum.

Anlayacağım kaderimiz çok benziyor.

***

Sana mektup yazacağımı söyleyip zor kalktım.

Kalkarken, İlkay, benden de selam söyle dedi, üzerimde kalmasın.

Bunu söylerken bıyık altından gülüyordu, huylanmadım değil.

Ama aranıza girmem,

Sonra faşist der, benim başıma yıkarsınız!

Neyse dağıtmayalım;

Sana yazacağım şiiri düşünüyordum.

Aha da buldum;

‘Dam üstünde saksağan/ Vur beline kazmayı

Bahçelerde maydanoz/ Bu ne biçim lacivert,

Ben seni çok özledim/Yaşasın Cumhuriyet...’

***

Sevgili Başkanım;

Bu aralar Asiye Halayla aramız bozuk.

Belediyeye yaptığım haberlere alınmış.

Ne zaman ziyaretine gitsem, eline tesbihini alıp, ‘sübhanellah, sübhanellah’ diye çekip duruyor.

Yüzüme dahi bakmıyor.

Geçen hafta ki ihale haberine çok kızmış.

İhale demişken aklıma geldi;

Seninkiler bazı sitelere haber yaptırmış,

Suçu ilk önce Bahadır’ın üzerine atmışlar,

Birisi uyarmış olacak ki, ertesi gün düzeltmişler.

Asiye hala daha fazla üzülmesin diye, üzerine gitmedim.

Görmezden geldim.

Ama sen sakın benim gibi görmezden gelmezlik yapma,

***

Sevgili Başkanım;

Aslında seninle uzun uzun dertleşmek istiyorum ama,

Nurhan ikide bi yazıp duruyor,

‘Abi gazete bitti, seni bekliyoruz’ diye.

Onun için bu kez kısa tutmalıyım,

Yoksa gazete yetişmeyecek.

Ama yazmadan yapamayacağım.

Sen iyi bilirsin ama belli ki bazıları iyi bilmiyor,

İsmail’in de Ergin’in de bende hatırı farklıdır.

Ergin her ne kadar;

‘Abi sen Alaaddin Başkan’ı özlemişsin, zabıtayı Ferudun Bey’e bağlayacağız’ deyip,

Rasim’in tankını, tüfeğini geride bıraksa da,

Ben ona kıyamam.

İsmail’i ise kimselere değişmem.

Kapitale sevdalı yürekler, bu dostluğu algılayamazlar.

Zamanın fırsatın olursa sen onlara anlatıver.

***

Nurhan’dan azar işitmeden bitireyim Başkanım;

Sonra devam ederiz.

Anlatacaklarımı düşününce, ben dahi heyecanlanıyorum.

O kadar yani,

Şimdilik sağlıcakla kal;

Asiye Hala’nın duaları üzerine olsun.

Rabbim seni her türlü fitneden korusun...

DAHA FAZLASI İÇİN GAZETENİZİ ALMAYI UNUTMAYINIZ...

 

Yorum yazın

UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
13EYL2020