16 Nisan akşamı geride bıraktığımız referandum sonrası her kesimde bir panik havası oluşmaya başladı. Sanki bir iki hafta önce referandumu yaşamamışız gibi özellikle yandaş medyanın klikleri ağır bir savaşa girişti. Öncesinde Pelikan Bildirisi’yle başlayan savaş Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlık ve AKP Genel Başkanlığı’ndan tasfiyesi sonrası biraz durulmuş gözükse bile bir sene sonra bu kez farklı klikler karşı karşıya geldi.
Aslında referandumda evet oyları %60’ın üzerinde bile gelse bu savaş yine gittikçe büyüyecek ve sonunda gazete-televizyonlardan tasfiyeler başlayacaktı. AKP yandaşı medyanın kalemşörleri en sonunda aynı payda da buluşsa bile bu aralar onlar için pek sıkıntılı geçecek gibi görünüyor. Asla tasvip etmeyeceğim bir biçimde birbirlerinin özel hayatlarını bile malzeme yapan bu çevrede tam anlamıyla yaşanacak çözülme çok uzakta görünmüyor. Twitter, Facebook ve diğer sosyal medya araçlarından -belki iftira belki doğru- öyle iddialarla gündeme geliyorlar ki “gizli hayırcı” tabirini kullanan kullanana...
15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi sonrası AKP çevresi kendi tabirleriyle “bağırsak temizliği”nin devletin idaresi ve hükmünde yer alan tüm kurumlarda yaşanacağını söylemişti ancak medya ayağında bu kadar geç kalmaları düşündürücü hale geldi... Bu süreç sonrası AKP ve saray çevresine medya mensupları için bir çok dosya gelip gittiği konuşulanların arasında tabi... Ama ilerleyen günler ne getirecek bilinmez...
O gazeteci kılıklı yandaş kalemşörlerin beğenmeyip elitist diye yaftaladığı seküler çevrenin varlığı bile Türk Medyası için bir onurdu... Seküler çevrenin medya mensuplarına baktığınızda öylesine isimler görürsünüz ki Türk Milleti için tek kuruş para almadan canı pahasına bile olsa programlar düzenleyen Uğur Dündar, gerçekleri yazdı diye öldürülen Uğur Mumcu ve daha nicesi basın için iftihar tablosu olmuştur...
Yandaş medyanın savaş hali kısa vadede biteceğe benzemiyor ancak pastadan pay almak için susanları dışarıda bırakmak gerekir. 2007 itibariyle Ergenekon tertibini düzenleyenlerin gazeteci kılıklıları ve FETÖ’nün liberalleri bugün en büyük milliyetçi muhafazakar geçinen kişiler oldular. Elbet bu yapı tamamen çözülecek ve yıllardır yalanları gerçek diye yutturanların algı operasyonlarını öğrenmiş olacağız.








