Özel Bolu Sınav Öğretim Kursu Müdürü Emre Kara, ÖSYM’nin Yükseköğretim Kurumları Sınavı(YKS)’nda baraj puanın kaldırılması, sınav süresinin 30 dakika uzatılması ve özel yetenekle öğrenci alan üniversitelerin baraj puanlarını kendileri belirlemesine yönelik aldığı kararları değerlendirdi.
YKS’de uygulanan baraj puanının kaldırılması ile ilgili fikirlerini ve öngörülerini dile getiren Emre Kara, “Üst sıraları etkileyen bir durum değil akademik başarısı düşük olan adayların üniversiteli olmalarını sağlayacak bir durumdur. Ancak bu değişiklik ilerleyen yıllarda üniversitelerin kalitesini düşmesine sebep olabilir” ifadelerini kullandı.
“ÜNİVERSİTELERDE BOŞ KONTENJAN KALMAMASI İÇİN ALINMIŞ BİR KARAR”
ÖSYM YKS’ye yönelik değişikliklrini değerlendiren Emre Kara, “Milyonları ilgilendiren baraj puanı değişikliği ile akademik başarısı düşük olan öğrencilerin de üniversiteli olma kapısı açılmıştır. Son yıllarda artan üniversite kontenjanları maalesef boş kalmaktaydı. 2021 YKS yerleştirmelerinde de bu durumla karşı karşıya kalındı. Bunun için ilk yerleştirmeden sonra iki ek yerleştirme daha yapıldı. Buna rağmen kontenjanların dolmadığı görüldü. 2021 YKS’ ye giren 2 milyon 426 bin 554 aday olmuş. Lisans bölümlerinde 98 bin 337, ön lisans bölümlerinde 71 bin 62 toplamda 169 bin 399 kontenjan yani 170 bin kontenjan boş kalmıştır. ÖSYM boş kalan kontenjanları eskiden olduğu gibi ek yerleştirme yaparak kapatmaya çalışmış fakat barajı aşamayanlardan kaynaklı çoğu kontenjan boş kalmıştır. Bunun için barajı daha aşağı çekip kontenjanları doldurma yoluna gitmişti. Buna rağmen yine kontenjanlar boş kalmıştı. Sanırım ÖSYM bir daha böyle bir şey yaşamamak için baraj puanı uygulamasını kaldırdı” dedi.

“AKADEMİK BAŞARISI YÜKSEK ADAYLARI ETKİLEMEZ”
Adayların yapılan değişikliklerle ilgili düşüncelerine değinen Emre Kara, “Şimdi adayların kafasında “Bu bizim için iyi mi oldu yoksa kötü mü oldu?” diye sorular vardır. Aslında bu üst sıraları etkileyen bir durum olmayacaktır. Tıp, mühendislik, hukuk, öğretmenlik gibi alanlarda baraj uygulaması devam edecektir. Bu sistem akademik başarısı düşük olan adayların üniversiteli olmalarını sağlayacaktır. Yapılan başka bir değişiklik ise 135 dakika olan sınav süresinin 165 dakika olarak güncellenmesi. Bu değişiklik son yıllarda Türkçe sorularının uzunluğu göz önüne alındığında adaylar için olumludur. Son yıllarda çoğu adayın Türkçe sorularının uzunluğundan yakındığını ve süreyi yetiştiremediklerini görüyorduk. Artık böyle bir durumla karşılaşmayacaklardır. Bir diğer değişiklik ise özel yetenek puanıyla öğrenci alan üniversitelerin kendi barajlarını kendilerinin belirleyeceğidir. Genellikle 180 barajını başvuru kriteri olarak koyan üniversiteler bu puanı düşürebilir veya yükseltebilirler. Zaten gerisi adayın yeteneğine bağlıdır” ifadelerini kullandı.

“YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER ÜNİVERSİTELERİN KALİTESİNİ DÜŞÜREBİLİR”
Yapılan bu değişiklikler adayların lehine mi aleyhine mi olduğu tartışmasından bir sonuç elde edilemeyeceğini dile getiren Emre Kara, “Sonuçta ÖSYM’nin sınavlarında en yüksek alan adaydan en düşük alana doğru bir sıralama olduğu için barajlar bu durumu çok etkilemez. İlerleyen yıllarda üniversitelerin kalitesini düşürebilir. Bunu öngörebiliriz. Hatırlarsanız tek basamaklı sınav olan yıllarda (ÖSS) adaylar türev ve integral yapmadan mühendislik fakültesine gidebiliyordu. Bir süre sonra bunu değiştirip lise müfredatında işlenen konuları sınava dahil etmek zorunda kaldılar. Baraj da aynı şekilde ilerleyen yıllarda farklı bir düzenlemeyle tekrar geri gelebilir. Adayların sınava aynı ciddiyetle çalışması yapabileceği kadar yüksek net çıkarması adayı hedefine ve hayallerine bir adım daha yaklaştıracaktır. Çalışmayan hiçbir adaya hiçbir sistem yardım etmez. O yüzden adaylar çıkarabildikleri kadar yüksek net çıkarmaya odaklanmalıdırlar” cümlelerine yer verdi.








