YUVAYA DÖNÜŞ KURUCU FELSEFEYE DÖNÜŞ MÜ?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanın Ak Partinin 3. Olağanüstü Büyük Kongresiyle 998 gün aradan sonra tekrar Ak Partinin başına geçmesi, bir anlamda ülkenin yönetimini yeniden ele alması olarak yorumlanabilir. 16 Nisan Refreandumundan önceki sistem de Recep Tayyip Erdoğan, Kontrol Kulesinden havadaki uçağı kullanan acemi pilota uçağı sağ salim yere indrmesi için talimatlar veren kule görevlisi gibiydi. Partinin başına geçerek uçağın dümenine bizzat kendisi geçmiş oldu. Dümene Erdoğanın kendisi geçince gökyüzündeki uçakta bulunan biz yolcuların da rahat bir nefes aldığını sanıyorum.

Tayyip Erdoğanın 10 Ağustos 2014teki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından Cumhurbaşkanı seçilerek Ak Partinin başından ayrılmasıyla ilgili olarak 14.08.2014 tarihinde ‘Erdoağn Sonrası Ak Parti: Riskler ve Beklentiler başlıklı bir yazı kaleme almış ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin istikrar bozucu etkilerinden bahsetmiş, Ak Partiyi ve Türkiyeyi bekleyen riskleri Türk Siyasi Hayatından örnekler vererek belirtmiştim. Tayyip Erdoğanın Cumhurbaşkanı olmasıyla birlikte dile getirdiğim risklerle Türkiye az çok yüzleşti. Eğer bu risklerin oluşturduğu tehlikeleri atlatabilmişsek ve bugün hala istikrarlı ve güçlü bir hükümet tarafından yönetiliyorsak bunu Recep Tayyip Erdoğanın güçlü liderliğine ve hem milleti hem de Partisi ile olan bağını kesmemesine borçluyuz.

Recep Tayyip Erdoğanın Cumhurbaşkanı olarak Ak Partinin başından ayrılmasından itibaren Ak Parti giderek 2002deki kurucu felsefesinden uzaklaşmaya başladı. Tayyip Erdoğanın şahsında alınan oyları, biz ne yaparsak yapalım seçimleri kazanırız diyerek kendilerine mal eden Partililer teşkilatları giderek yozlaştırmaya başladılar. Ak Partiyi ülke yönetimine getiren şartları unutan teşkilatlar her ilde millete tepeden bakan, kendini beğenmiş, ihale peşinde koşan, kendi burjuvalarını oluşturdular. Erdoğana karşı düzenlenen 17 ve 25 Aralık ihanet sürecinde bazı partililer süreci iyi analiz edip Erdoğana gereken desteği vermediler. 7 Hazran Seçimlerinde alınan ve Ak Partiyi koalisyon yapmaya zorlayan sonuç, Erdoğanın kendisinden sonraki Ak Partiyi ve milletin Ak Partiye verdiği desteği görmesini sağladı. 1 Kasım Seçimlerinde kendi lider kişiliği ile milletinden destek isteyen Erdoğanın bu isteğini millet geri çevirmedi ve Ak Partiyi yeniden tek başına güçlü bir iktidar yaptı. Erdoğan ise bir an önce Başkanlık Sistemine geçmenin arayışına girdi. Erdoğanın seçimlerle iktidarsan uzaklaştırılmasından ümidi kesen FETÖ ve dış destekçileri 15 Temmuz İhanetini sahneye koysalar da milletin direnişi karşısında bozguna uğradılar. 15 Temmuz İhanetini takip eden süreçte Erdoğan bir an önce Başkanlık Sistemine geçmek için çabalamış ve 16 Nisan Referandumuyla birlikte milleten istediği sonucu alabilmiş ve böylece yeniden aktif olarak hükümet etme yetkisine kavuşmuştur.

Erdoğanın yeniden Ak Partinin başına geçmesi, aynı zamanda Ak Partinin 2002deki kurucu felsefesine geri dönüş olarak ümit edilmektedir. 3. Olağanüstü Kongredeki konuşmasında da Erdoğan bunun güçlü sinyallerini vermiştir. Teşkilatlardaki yeniden yapılanma, Erdoğanın kurucu felsefesine inanan kişileri kapsaması beklenmektedir. Kapı kapı dolaşıp, hiç kimseyi küçümsemeden herkesin elini sıkmak, herkesi kucaklamak, Erdoğan Partinin başında değilken de yapılıyordu. Ancak bu dolaşanlar, milleti sahte sevgileriyle sarıp sarmalıyorlar, ancak işgal ettikleri makamların gücünü kendilerine yakın olanlardan yana kullanıyorlardı. Erdoğan ve ekibi kapı kapı dolaştıklarında saydığımız bu yozlaşmaları milletten dinleyecekler ve buna göre teşkilatlarını dizayn edeceklerdir. İçi başka dışı başka partili geçinenlerle yollar ayrılacaktır.

Tayyip Erdoğanın 3. Olağanüstü Kongrede söylediği en önemli sözlerden biri de iş yapmayan, hem yönettiği şehire hem de Ak Partiye yük olan Belediye Başkanları ile yollarını ayıracaklarını söylemesidir. Erdoğan farkında mıdır bilmem ama nice yerler var ki halk hem Ak Parti Teşkilatından hem de Belediye Başkanından bıkmış, her gün lanet okuyor ama seçim zamanı gelince sırf Erdoğan sevgisinden dolayı yüreğini kanatırcasına kızgınlığını bir köşeye koyup Ak Partiye oy veriyor. Milletin Erdoğan sevgisinden dolayı katlanmak zorunda kaldıkları bu belediye başkanları ve parti teşkilatlarından milleti bizzat Erdoğanın kendisinin kurtarması gerekir. Nitekim Erdoğan da bunun işaretini vermiştir.

Recep Tayyip Erdoğanın 998 gün sonra Ak Partinin başına geçmesi, Ak Partide kurucu felsefeye dönüş olduğu kadar ülke yönetimi için yeni bir heyecan ve dinamizm anlamına gelmektedir. Uçağı kuleden yöneten kaptan pilot bizzat uçağın dümenine geçmiş, uçağı açık semalarda özgürce uçuracaktır.

Yorum yazın

UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
27AĞU2017