Ülkemizde 2024 yılında meydana gelen trafik kazası sayısı; 1.444.026. Ölen sayısı; 6.351, yaralı sayımız; 385.117! 2024 yılında iş kazası sayımız; 733.646, ölen çalışan sayısı; 1.948 (SGK kayıtlı). 2024 yılında suda boğularak hayatını kaybedenlerin yıllık ortalaması 1.000 kişi. Bu sayılar başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere gelişmişlik düzeyi yüksek ülkelerden kat ve kat daha yüksek.
Bolumuzu mercek altına alırsak, trafik kazalarında pek te iç açıcı bir noktada olmadığımızı görebiliriz. Bunun Bolu’ya özgün sebepleri olarak şunları sırlayabiliriz. Ülkenin en önemli ve yoğun bir trafik geçiş güzergâhı üstünde olması. Kırsal ve şehir merkezi arasındaki yüzey şekilleri sebebiyle yol standartları. Şehir merkezinden geçen D100 Karayolu’nun yetersiz ve de gereken alt yapıya sahip olmaması. Bir başka önemli mesele ise Bolu’da da sıklıkla karşılaştığımız ve yıllardır önlenemeyen ve özellikle bahar ve yaz aylarında karşımıza çıkan ‘Traktör kazaları’! Muhtemelen bu yıl Bolu olarak bu konuda bir rekora imza atmak üzere olduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz. Hafta geçmiyor ki ölümlü bir traktör kazasını okumayalım. 2024 yılında ülkemizde 583 Traktör kazası olmuş! Traktörün kullanım alanı ve amacı göz önünde tutulduğunda bu sayının hem ürkütücü hem de düşündürücü olduğunu söyleyebiliriz.
Yine geçtiğimiz hafta içinde çok üzücü ve trajik bir haber, Taşkesti beldemizden yüreğimizi yaktı. Furkan Özdemir kardeşimiz Karamurat göletlinde kayıktan düşerek hayatının baharında yaşamını yitirdi. Her ne kadar üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olsak da karasal ağırlıklı bir ülkeyiz ve yüzme bilme konusunda nüfus olarak ortalamanın altındayız. Avrupa ülkeleriyle bir kıyaslama yaparsak özellikle göl ve göletlerimizde yüzme ve benzeri faaliyetlerinin hemen hemen hiç olmadığını dolaysıyla bu konuda karanlık bir noktada olduğumuzu rahatlıkla görebiliriz. Bolu gibi spor ve spor eğitimi olanakları yüksek ve nüfusu küçük olan bir şehirde, yüzme dersi zorunlu hale getirilebilir ve Bolu’da 8. Sınıfı bitiren her öğrenci sertifikalı yüzücü olabilir. Bu da bizleri bu noktada ortalamaların çok üstüne taşır ve fark yaratır. Milli Eğitim ve Gençlik Spor Müdürlüklerimiz bu konuda ortak bir projeye imza atarak bu tip vakaların önüne geçebilir.
Ne altımızdaki arabalar ne sahip olduğumuz evler ne cebimizdeki kredi katları ne dört şeritli yollar ne köprüler ne de insansız hava araçları bizlere tek başına sınıf atlatmaya yetmiyor. 12 askerimizi, mağarada, 10 neferimizi orman yangınında, 78 canımızı bir otel yangınında 50 bin insanımızı depremde kaybedebiliyoruz. Neden bu önlenebilir kazaların önüne geçemiyoruz! Hiç kuşkusuz bu ülke çok daha planlı ve programlı olmayı hak ediyor.







