Eli cebinde, başında kasket ağzında ciğara usulca girdi dükkana ve yığılırcasına çöktü oturağa.
Elinde alacaklı senetlerini karıştıran nalbur Nuri gözlüğünün üzerinden gelene baktı ve;
‘Yahu bende tam seni arayacaktım. Ya Mehmet sen bu borcunu niye ödemiyorsun!
‘Peyy benim anam ağlıyor, sen borcunu niye ödemiyorsun diyorsun.
‘Anana ne oluptu ki, anan niye ağlıyor?
‘Yahu borç gırtlağa çıktı. Ot para etmiyor, saman para etmiyor, danalar ahırda kaldı yüzüne bakan yok. Anam ağlamasın kim ağlasın.
‘Senin nereye borcun var ki. Sen çiftçi adamsın aldığın belli sattığın belli.
‘Teeeyyy sen ne söylüyorsun ya, geçen sene o Yunan bankası ilçeye şube açmadı mı?
‘Açsın sana ne bankadan!
‘Ele değil daa ay gurban olduğum. Bu köpoğulları nereden bulmuşlarsa telefonumu durmadan arayıp ’’ abi gel bir çayımız iç’’ dedi durdular.
‘Ey desinler ne var bir çay içende içine zehir mi koyullar!
‘Paaa keşke içine zehir koyaydılar. Evimi eşiğimi yıktılar köpoğulları. ilçeye geldiğim bir gün gettim dedim ki geldim çay içmeğe!
Bir bardak çay içene kadar elli tane kağıt getirdiler önüme, ona imza, buna imza. Bankadan çıktığımda elimde 50 bin liralık kredi kart, ayrıca bir banka hesabım ve yüz bin liralık da kredi sahibiydim.
Evet gettim getmez olaydım. Başımdan geçenleri arvada, uşağa anlattım, anlatmaz olaydım.
Arvad tutturdu eve mobilya al, halı al, televizyon al, bir da dam akıyor damı yaptır. Oğlan tutturdu, telefon al, kız baba ne olar kıyafet al, çanta al, ayakkabı al. Ona çırt, buna çırt, her önüme gelene çırt çırt.
Vallahi bende oldum çırt çırt!
Bir hafta da limit doldu.
Geceler zindan, yediğim içtiğim haram oldu..
Banka durmadan arıyor ki para getir ödeme yap.
Köpoğulları tarlama, tapanıma, traktörüme evime ne varsa ipotek koymuşlar.
Aha cebimde bin liram var. Gidecem sigortaya rahmetli babamın borcu varsa onu ödeyeyim ki bari bu anamı emekli yapım onun masrafı üzerimden kalksın.
***
Nalbur Nuri ertesi gün dükkanının penceresinden uçarcasına gelen Mehmet’i görünce meraklandı.
Kuş misali uçar gibi içeri girdi ve ‘hele bir çay goy vallah keyfim çok yerinde di.
‘Ne oldu yoksa milli piyango sana mı vurdu. Dün ağlıyor sızlıyordun.
‘Vallah piyango gibi bir şey oldu.
Nalbur Nuri merakla; ‘eye ne oldu hele bir anlat.
Dün anamı babamın sigortasından emekli yapmak için sgk ya gittik .
Memura babamın T.C numarasını verdik. Adam baktı dedi ki sizin babanız zaten emekli olmuş.
‘Aye nasıl emekli olmuş. Babam beş senedi öleli. Ne zaman olmuş ki.!
Zaten baban da emekli olalı beş yıl olmuş.
Vaay demek babam emekli oldu bize diyemeden kalp krizinden aynı gün öldü.
Öyle görünüyor.
Gardaş peki babam emekli olduysa bunun parası ne oldu.
Vallahi emekli maaşı Ziraat Bankasına yatsın diye talimat vermiş.
Oradan soluksuz gettim bankaya bir de ne görüm Nuri bey.
Babamın hesabında 75 bin lira para birikmiş.
Şimdi ben uçmuyum kim uçsun gardaşım.
Vallah arvada dedim ki ’’Anamın ayağının altından yastığı eksik etmeyeceksen’’
Babamın maaşı kesilmeden anamı on sene yaşadabilsek vallahi bayram edecem Nuri beyyyy..
***
Bu hikaye Kars’ın Arpaçay ilçesinde yaşanmış gerçek bir olaydır.
Türkiye’nin dört bir yanında ki çiftçilerin yaşadığı ızdıraptan tek farkı bankada ki baba parası...








